Yunus'un Memleketinde

Yazan  Turan Karataş

Geçtiğimiz günlerde Karaman’da 1. Ulusal Yunus Emre Sempozyumu (22-23 Mayıs 2009) gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından bilim insanları iştirak etti bilgi şölenine. Laf olsun diye söylemiyorum, birbirinden değerli bildiriler sunuldu. Şehir müstesna günlerinden ikisini yaşadı. Yeni hizmete açılan o görkemli kültür sitesinde bir araya gelen insanlar, Yunus Emre’nin berrak sevgi suyunda arınmaya çalıştılar. Tanışanların, görüşenlerin, bilişenlerin yanında yunup yıkananlar olmuştur.

Bilgi şöleninin düzenleyicisi ve ev sahibi Karaman Valiliği idi. Belediye ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi de destek vermiş, yani çorbaya tuz katmışlar. Zaten bu üç önemli kurumun yöneticileri birbirleriyle o kadar uyum içinde çalışıyorlar ki, birçok ilimizde hasret kaldığımız ve görmek istediğimiz şahane bir tablo bu.

Kuşkusuz, bu müthiş ahengin en büyük virtüözü Karaman Valisi Fatih Şahin. Şimdiye kadar 10’dan fazla ulusal ya da uluslar arası bilgi şölenine katıldım, hiçbirinde bir valinin bütün oturumları başından sonuna kadar ve büyük bir ilgiyle dikkatle dinlediğini görmedim. Etkinliğe iştirak eden bilim insanlarıyla tek tek ilgilenip onları iki gün boyunca yalnız bırakmayan engin gönüllü, aydınlık yüzlü bir vali Fatih Bey. Yıllardır özlemini çektiğimiz âdil, âkil ve ilme hürmetli bir devlet adamı. Asık suratlı, “soğuk nevale” türünden devlet ricalinden değil, aksine yaşamakta olduğumuz çelişkileri ortadan kaldırmaya kafa yoran, sevgiyi ve hoşgörüyü yeniden hayatımızın özüne koymaya çaba harcayan bir güzel insan.

Belediye Başkanı Dr. Kâmil Uğurlu da Valimizden geri kalır değil. Sunduğu bildiri, nezaketi, nezaheti, zarafeti ve harika Türkçesiyle kadim zaman efendilerinden bir güzel numune olduğunu hatırlatıyor. Böyle bir şehremininin bir kent için ne büyük bir talih olduğunu söylemeye gerek var mı.

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nin ayaydınlığı yüreğiyle herkeste sıcacık duygular uyandıran güler yüzlü Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, yukarıdaki ikiliye fevkalâde uyum sağlamış, zenginlik katmış. “Rektör Hoca”nın sempozyumun kapanışında yaptığı konuşma o kadar arı duru ve içtendi ki, tarifi imkânsız duygulara gark etti beni. Başında bulunduğu kurumun büyümesi, yücelmesi ve ülke hizmetinde öncü olması için ne büyük bir heyecan taşıdığı ya da aşka sahip olduğu her halinden belli.

Böylesine iyi niyetli, samimi ve yetenekli yöneticilere sahip Karaman’ın şansı, sadece valisi, belediye başkanı ve rektörü değil. Yiğit, cömert, işinin ehli bir de emniyet müdürü var. Müdür Tacettin Kurt Bey, Yunus’taki yüce sevgiyi, o muazzam hoşgörüyü mensubu bulunduğu emniyet teşkilatında görev yapanlara nasıl anlatabiliriz kaygısıyla, derdiyle iki gün boyunca konuşulanları dinledi, sorular sordu.

Hâsılı, bilim camiasının bir mensubu olarak, Yunus’un dinlendiği Karaman’da kendimi bitmesini istemeğim bir düş içinde hissettim üç gün boyunca. Hacı Bayram Veli’nin;

Nagehan ol şara vardım
Ol şarı yapılır gördüm
Ben dahi karılır oldum
Taş u toprak arasında

mısralarında anlatmaya çalıştığı idi yaşadıklarım. Bana bu güzel duyguları yaşatan ve bir şehrin inşası için günlerini gecelerine katanlara minnettarım.

Daha evvel, uzaktan gözlemlerimle biraz da hissiyatımla Karaman’ın “duasının kabul olunmuş bir şehir” olduğunu yazmıştım. Şimdi ilmelyakin ve aynelyakin gördüm ve şahit oldum. Hiç kuşkum kalmadı şehrin duasının kabul olduğuna…

Doç. Dr. Turan KARATAŞ

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile