Eylül

Kavlimiz vardı bahar üstüne

Gelecektin, gelecektim

Sözümüz vardı vuslat üstüne

Güneş yanığı yüzlerimizle bakabilmeyi öğreniyorduk ufuklara

Bitmemişti daha güneşin hasreti

Gitmemişti çıplak ayaklarla toprağa basabilmenin neşesi

Kavlimiz vardı bahar üstüne

Güz sancısına çoktu daha

Gül yaprağına, iğde kokusuna sözümüz vardı

Kavlimiz vardı bahar muştusuna



Kavlimiz vardı bahar üstüne

Gelecektin, gelecektim

 

Sözümüz vardı vuslat üstüne

Güneş yanığı yüzlerimizle bakabilmeyi öğreniyorduk ufuklara

Bitmemişti daha güneşin hasreti

Gitmemişti çıplak ayaklarla toprağa basabilmenin neşesi

Kavlimiz vardı bahar üstüne

Güz sancısına çoktu daha

 

Gül yaprağına, iğde kokusuna sözümüz vardı

 

Kavlimiz vardı bahar muştusuna

Yitirmiş takvimler sırrını

Eylüle yenilmiş saatler


Eylül

Dalında yaprağın kederi

Yerde toprağın beteri

Ve gönlümde aşkın sebebi eylül

Ayrılıktan yana

Ne kadar yazılan varsa şiir adına

Eylüldür güftekârı

Eylüldür sancıma sancısını katan

Eylüldür acıyla gönlü avutan

Adını koyamadığım aşkların

Adıma mecnun deyişine

Ardından meczup ekleyişine

Ve sevdanın ellerimde kırılıp dökülmesine

Eylül dedim sebep

Eylül

Baharın tüm kırıntılarını yetim koyup

Tüm sararmışlığını bırakıveren gecelerime

Oysa kavlimiz vardı bahar adına

Nisan muştularıyla gelecekti yağmur

Gönlüme gönlünü

Gözlerime rengini verecekti aşkın

Eylül

Böyle bekleyip burada

Ayrılık naralarını işitmekmiş oysa

Yıldızlara dair bir sitemmiş

Ve bir şiirmiş eylül

Yakıp yıktığı her geceyi aysız bırakan

Beklemekmiş eylül, bekletmekmiş sevdayı

Başka baharlara

Oysa gelmesi bekleneni beklemek işimdi benim

 

Ve ben her beklemelerin ardına verdiğim

Özlem busesini

Ne bilirdim, kuruyan dallara sunduğumu

Umuda yelken açan şarkılara

Ardına koyduğum duaya

Ne bilirdim böylesi uzak

Ve öyle yaban olduğumu

Ne bilirdim




Sinanca...




Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile