karamandan.com

Eşsiz Duygudur Aşk !

Aşk; hemen hemen her insanın yaşadığı bir duygudur. Ben hiç aşık olmadım diyen insana nadir rastlanır öyle değil mi ? Aşk deyince illaki sevgiliye duyulan aşkı düşünmeyin.. Tabiat da aşık olunabilecek çok şey var. Mesela ALLAH (c.c.),(,) bize sunduğu sayısız nimetlere aşık olabiliriz.

Güzel bir manzaraya, görkemli bir ağaca, çok nazik duran bir güle…Bunlar değişebilir ve örneklendirilebilir.

Ama günümüzde sevgiliye duyulan aşklar meşhurdur.. İlk aşık olduğumuz insan. (!) Gözümüzde nasıl büyütürüz o insanı, hatasız günahsız varsayarız. Onu öyle kabullenmeyiz çoğu zaman, hayalimizde yaşattığımız bir insana da aşık olabilir, o insanın varlığına inanır ve senelerce o insanı da büyük bir sabırla sever ve bekleriz. Ama şöyle bir şey vardır ki o ilk aşık olduğunuz anlar bir an olsun silinmez hafızalarınızdan. İlktir çünkü o unutulmazdır. O ilk hazzı yaşadığınız insan, dokunduğunda o heyecanı duydunmu bir kez, bir daha unutmak ne mümkün..

Günümüzde her şey yani çoğu şey aşk üzerine değil mi ? Taa eskilere gidelim; yazılan şiirler, çığırılan türküler…, günümüzde bile öyle, hep bize o eşsiz sevgiliyi anlatır uzun uzun. Çok uzaklara götürür bazen bizi, alamayız kendimizi onu düşünmekten.

Hiç aşık olmamış bir genci yada bir çocugu düşünün. Ergenlik çağındadır ve aşık olmak sevmek o heyecanı hissetmek ister çoğu zaman, yada heves eder. El ele tutuşmuş bir çift gördüğünde içi ürperir; neden oradaki insan ben olmayayım diye düşünür kendi kendine. Bir gün gelir aşık olur insan ve karşıdaki insanın da ona aşık olduğundan emin olduğunda, gözü o insandan başka bir şey görmez, ondan başka bir şey düşünmez,; bütün planlarını hayatıyla ya da yaşantısı ile bütün planlarını o insan üzerine yapar. Tek derdidir o, gece gündüz telefonda uzun uzun sohbetler gerekli ya da gereksiz, telefonda konuşma biter haydi bakalım mesajlaşmaya. Velhasıl sabah olur gözde uykudan eser var mı? Uyku ne gezer heyecandan kalbi küt küt atıyor. Neden? Bugün  büyük gün bütün gece konuştuğu mesajlaştığı insanı görecek. Randevu kaçta? Mesela saat 14:00, bilmem şuradaki kafede.. Zaman geçmez artık, uyumak ister uyku girmez zaten göze ve elinde, o elinden hiç düşürmediği telefonu vardır yine mesaj atmak yine sesini duymak ister.

Her neyse, saat yaklaştıkça heyecan basar ne giysem nasıl süslensem, saçlarımı nasıl tarasam diye. Güzel görünmek ister sevdiğine.. Saat gelir ve artık o an gelmiştir. Onu görünce içi içine sığmaz insanın, kuş gibidir uçuverecekmiş gibi hisseder kendini çoğu zaman..

Belirli bir müddet o aşkın vermiş olduğu heyecanla geçer halk arasında cicim ayları denen günler (: Günler ayları, aylar yılları kovalarken o ilk duyulan heyecan kaybolmaya başlamıştır artık. Hayatın bütün yükü ve sorumluluğu binmiştir insanın omuzlarına zamanla. Artık sevgiliden hariç bir derdi daha vardır insanın, Yaşamak! Kendisine ve sorumlu olduğu kişilere (eşi,çoluk çocuk gibi) iyi bir gelecek hazırlayabilmek için...

Eve ekmek getirebilmek, çalışmak didinmek, hep bir yerlere gelmek, hep daha iyiyi istemek için müthiş bir çalışma temposu içerisine girmiştir insan..

Bu noktadan sonra ne ister peki? Çalıştığı sektörde yükselmek ,yükselmek ,yükselmek... Mesela resmi bir dairede normal bir memur olarak çalışıyor ise, şef olmak ister ve şef oluncaya kadar müthiş bir çaba sarf eder. Gün gelir şef olur, gözü müdürlüğe dikmiştir artık. Varsa yoksa müdür olmaktır amacı. Gecesinde gündüzünde o mevki vardır artık.

ALLAH (c.c.) yürü ya kulum der müdür'de olur zamanla. Sonra emeklilik ister. Ama nasıl ister; iyi bir emekli ikramiyesi ve küçük şirin bir beldede ya da ilçede küçük bir yazlık alıp hanımla geri kalan günlerini geçirmek ister.

Gelgelelim insanoğlu hep daha fazlasını ister her zaman bu böyledir bana göre. İyi bir eş ,iyi  bir iş ,ev, araba derken bakmışın ömür bitmiş..

Recep Özler
Esen Kalın

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Hakkımızda | Künye | RSS | Reklam Ver | İletişim | karamandan.com | ANT Ajans
Elemtere fiş, kem gözlere şiş