Doğum Gününe Özel

Yazan  Özkan Oflaz

Anladım ki hayat temenniden dilekten ibaretmiş, tabiî ki bunları dileyen bir dostun ve cancağızın varsa. Nasıl bilmeden yaşadıysam yaşadığım yılı ve yine bilmeden yaşayacağım yaşanacak yeni yılımı…

Kim bilir seneye belki de iyi dilek dilenecek bir hayatım olmayacak,  hatta bunları dileyecek dostum da olmayacak ve ben dost dost diye dileneceğim…

Hayatın her anı gafletle olduktan sonra, saati ve bu gün ayın kaçı diye sormaya ne gerek var? Yırttım ve attım takvim yaprağını,  bir Aralık eyvah bu gün benim doğum günüm… Gerçi Yelkovan ve Akrebin ne suçu var ben onlara bakınca Hint kumaşı gibi değerli ömrümü kesen bir makas olduğunu göremedikten sonra!

Acaba saatimi kırsam diyorum yoksa takvim yaprağını koparıp attığım gibi yere mi atsam.  Bana zamanın beyhude geçtiğini anlatamadıktan sonra ne işe yarar saat, işe yaramayan eşyanın ne kıymeti var.

Sırtımı aralık güneşine yasladım ayrılık kokan bu kentte ne güneşi tesir etti ne de vuslatı son buldu bu kentin,  kaybettiğim tek şey hayatımdı bir daha geri gelmeyen ve bir daha asla benim olmayacak olan 30. yaşım belki benim pencereme şarkılardaki gibi kuş konmayacaktı belki ben bir dilek tutmayacaktım o gün ama dua edeceğim atalarım dedelerim gibi dilekten ve dilenmekten  ziyade…

Yaşlandıkça hoş görümün artacağını zannederdim oysa yanılmışım, iyice tahammülsüzleştim, tuhaflaştım benim gibi, bizim gibi düşünmeyenlere hiç tahammül edemez hale geldim. Beni bekleyen bir yılım ama birçokta olaylar var. Belki dante gibi ortasında değilim ömrün, bekli de kıyısındayız bir saman çöpü misali… Nerden geldik ve nereye gideceğiz ne aklımız eriyor nede fikrimiz. Dua’nın gücüyle tutunabiliyoruz şu hayat dediğimiz bu ömür deryasına. Mesela aldığımız en basit bir nefesi bile içimizde tutamıyoruz ve hemen geri veriyoruz alınıyor bizden, belli ki bu dünyanın bakisi değiliz farkında mısın?  Allah (c.c.) her anı bir ömür heyecanı ile anı yaşatmayı nasip etsin.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile