karamandan.com

Peygamber Efendimizi Karaman'da Görmek

Efendim, geçenlerde arkadaşlar bir davetiye ulaştırdılar, bana. Ne yalan söyleyeyim pek ciddiye almadım.

Efendim, geçenlerde arkadaşlar bir davetiye ulaştırdılar, bana. Ne yalan söyleyeyim pek ciddiye almadım.

Davetiyede: "07 Nisan Çarşamba günü saat 15:00'da Ak tekke Meydanı'nda açılışını yapacağımız Kutlu Doğum Sergimize teşriflerinizi bekleriz," diyordu. Açılışa da gitmedim. Sorduklarım, üç yüz kadar Hadisi şerif yazılarak sergilenmiş. Birkaç tane de Efendimizin özel eşyalarıyla ve Kabe'nin resimleri var, dediler.

Gitmek Cuma günü ikindine doğru nasip oldu. Keşke daha önce gitseymişim. Çok şey kaçırmışım...

Her zaman perdeyi aralamak mümkün olmuyor. Zahirde kağıt üzerinde yazılanlarla, resimler vardı. Aslında orada, Fazilet Güneşi'nin (aleyhi ekmelüttehâyâ) şualarıyla aydınlanan çok güzel bir atmosfer var.

Kapıda karşılayan bir İmam Hatip vardı: Hoş geldin deyip, güler yüzüyle kısa bir bilgilendirmenin ardından, 340 Hadisi Şerif var. Siz bir numara tutun, O sizin Hadisi Şerifiniz olsun, dediler. 9 dedim; "Dua ibadetin özüdür." İsterseniz dua ile başlayın buyurdular. Mütebessim çehresi, insana güven veren duruşuyla, İslam'ın bir insandaki yansıması bu olsa gerekti. Vallahi O simada yalan yoktu...

Kalabalığın içinde kalakalmıştım. İnsanların kalplerinden yayılan sevgi beni de çepeçevre sarmıştı. Ellerimi açıp duaya başladım:

Bahtına düştüm Rabbi Rahimim!

Beni bu yerlere, bu günlere boşuna getirmedin. Abes iş yapmazsın Sen, bana basiret ver. Beni gaflet karanlıklarından bir an kurtar. Kurtar ki; bu kulunun artık dayanacak gücü kalmadı. Seni anlatamıyorum. Seni sevdirme heyecanını ver gönlüme. Her halim bu düşünceyle meşgul olsun. Her an bu derdin ızdırabını yudumlayayım.

Ya Rabbi! Efendimi (sav) çok özledim. O'nu bir kere bile görmedi şu talihsiz gözler. Temiz olsalardı, herhalde Rü'yet ile şereflenirdi.

 

Beni affet Rabbim. Gerçekten çok günahkarım. Ama en büyük recam, bütün günahlarımı Settar isminle Mahkeme-i Kübra'da setretmen. Setret orada da burada da güzel Rabbim. Sen Gaffar'sın, Settar'sın.

Beni işimde ehil olmayı nasip et. Bunu da Seni anlatma yolunda kredi olarak kullanmayı nasip et.

 

Ya Rab, beni öyle sevket ki; bana ve anama babama ihsan buyurduğun nimetine şükredeyim ve razı olacağın salih bir amel işleyeyim. Zürriyetim hakkında da benim için ıslah nasip eyle. Çünkü ben tevbe ile cidden sana yüz tuttum ve ben gerçek Müslümanlardanım. Ahkaf,15.

 

Mü'minin göreceği sâdık rüyaların başında, Fazilet Güneşi'nin (aleyhi ekmelüttehâyâ) şualarıyla aydınlanan rüyalar gelir.

 

Oysa ben uyumuyordum. ‘Hazreti Fahr-i Âlem Efendimiz'in güzeller güzeli cemali, mübarek siyah saçları, siyah sakalı, endamlı bakışları, yüz çizgilerindeki tenasübü ve müstesna bir beşer güzelliği içindeki mahiyetiyle' adeta oradaydı.

 

Fazilet Güneşi'nin (aleyhi ekmelüttehâyâ) Ruh aynama şualarıyla eşsiz kemal ve cemaliyle aksetmesi benim için büyük bir bahtiyarlıktı.

 

Haddizatında, Habîb-i Edîb Efendimiz'i görmek ne şekil ve surette olursa olsun bir müjdenin ifadesidir. Bende müjdelenmiştim...

 

Bir elin omzumdaki ağırlığıyla kendime geldim.

- Ziyaretinizi tamamladınız mı ?

Tebessüm ederek, başımı sallayabildim. Tebrik ve teşekkür ettim. Yaşadıklarım oradakilerin davalarının hakkaniyetine, samimiyet ve ihlaslarına da bir delildi....

Ziyaretçiler için hazırlanan deftere de kırık dökük duygularımı mecalsizce, arz etmeye çalıştım. Beni görevli zannederek tebrik ve teşekkürlerini bildiren bir beyefendinin yüzündeki hüzün ve gözlerindeki yaş, hissettiklerimde yalnız olmadığımı gösteriyordu. Vedalaşıp ayrılırken, herkesin gözleri buğulu, mütebessim çehrelerinde ise Fazilet Güneşi'nin (aleyhi ekmelüttehâyâ) aksi vardı.

Yüreğim buruk, gözlerim buğulu, kalbim bir bulgur kazanı gibi gittikçe kabarıyor kabına sığamaz hale geliyordu. Hızlı adımlarla meydanı, Medar-ı Mevlana Camii'ni, hamamı bir solukta geçtim. Arabamı park ettiğim yere yaklaşırken göz yaşlarımı salıverdim. Daha fazla dayanamamıştım.

Arabanın içinde Ya Rasulallah ne olur bırakma beni iniltisiyle, ağlıyordum. Kavuşmanın sevinciyle mest olmuştum. Şimdiyse ayrılığın ateşiyle yanıyordum.Yıllardır hiç O'nun için böyle ağlayamamıştım. Kendimi O'nun kollarına salıp ağladım ağladım ağladım...

Bir garipsin şu dünyada

Gülme gülme, ağla gönül

Derdin dahi çoktur senin

Gülme gülme, ağla gönül

Ağla gözüm ağla gülmezem gayri

Gönül dosta gider gelmezem gayri

Yansın canım yansın aşkın oduna

Aksın kanlı yaşım silmezem gayri

Rabbim,ben mağlubum,nusretini ver. (1)

Ya Rabbenâ,bizlere ve önden iman ile bizi geçmiş olan kardeşlerimize mağfiret buyur ve gönüllerimizde iman etmiş olanlara karşı kin tutturma.YaRabbenâ,şüphe yok ki Sen Raûfsun,Rahimsin.(2)

Ya Rabbenâ,biz ancak Sana tevekkül ettik ve Sana gönül verdik ve bütün gidişat Sanadır.Ya Rabbenâ,bizleri o küfredenlerin fitnesi kılma ve bizlere mağfiret buyur;çünkü Sensin ancak öyle Aziz,öyle Hakim.(3)

Müminlerin cennete girdikleri gün okudukları dua:Tahrim,8;Ya Rabbenâ,bizlere nurumuzu tamamla ve bizleri mağfiretinle yarlığa,şüphesiz ki Sen herşeye Kadirsin.

Ya Rab,mağfiret buyur bana ve babama,anama,mümin olarak evime girene ve bütün erkek ve kadın müminlere...(4)

Sığınırım Rabbine o felâkın,şerrinden bütün mahlukâtın ve şerrinden karanlığa bastığı vakit bir gecenin ve ukdelere üfleyen üfleyicilerin ve şerrinden haset ettiğinde hasetçinin.(5)

Sığınırım Rabbine insanların,Melikine insanların,İlahına insanların,şerrinden o sinsi vesvâsın ki,vesvese verir sinelerinde insanların;gerek cinden,gerekse insan.(6)

...amin

 

* * *

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Dipnot:

1-Hz. Nuh(a.s)'un duası,Kamer,10;

2- Mü'minler duası:Haşr,10;

3- Hz.İbrahim(a.s)'in ve beraberlerindekilerin duası:Mümtehine,4-5;

4- Hz.Nuh(a.s)'un duası:Nuh,28;

5- Felâk,1-5;

6- Nas,1-6;

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Hakkımızda | Künye | RSS | Reklam Ver | İletişim | karamandan.com | ANT Ajans
Elemtere fiş, kem gözlere şiş