Kaç sana diye, bağırdı. Sesini duyuramadı. Kaççç.. diye haykırarak doğruldu, yatağından. Hanımı, bitkin çaresiz faltaşı gibi açılmış gözlerle kocasına bakarken sessizce, gizliden Kul hüvallâhü ahad. okuyordu.
Atının üstünde soluk soluğa gelen Kara Süvariler aklından hiç çıkmıyordu. Azcık dalsa, ahhh kahretsin. Azrail de mi öyle gelecekti.
İçti içti tıksırıncaya kadar, bakışı bulanmıştı. Karanlığın içinde, Kara süvarileri hissetti. Savunmasız yakaladılar dostlarını. Haykırdılar gecenin içinde: ''Karanlıklar Efendisi için'' diye ...
Her gece rüyasında, Sauron'un gücünün hayranlığına kapılarak onun emrine girmiş ve her birine verilen güç yüzükleriyle, Sauron'un parmağındaki Tek Yüzük’ün boyunduruğuna girmiş ölümsüz Dokuzlar, insan kralları ve kule etrafında uçuşan dokuz tane yarasa gibi kuşları görüyordu. Karanlık Kule’ye götürüyorlardı, O’nu .
Birden vücudu kaskatı kesildi. Ruhu çekildi göğe. Aslında bu fiziksel bir acı değildi. Bambaşka bir şeydi. Daha korkunç, daha acı veren bir şeydi. Ayağı buz kesmişti. İlerliyordu vücuduna. Sadece fiziken değil, aklen, ruhen, kalben her şeyiyle acı çekiyordu. Sanki vücudunun içinden ikinci bir bedenini ‘dedublesi’ni söküp, çıkarıyorlardı. Öyle çığlıklar atıyordu ki; duyulsa hamile kadınlar çocuklarını düşürüp, korkudan onlarda ölürdü…
Bozkırda, gecenin ayazında,
Yıldızlar dona çekip dökülüyordu ölüm sessizliğinde!
Karadağ’ın ardında ay yükselirken,
Kar yağıyordu şehrin üstüne…
Yılkı atları geçiyordu,
Ay ışığının şavkında…
En önde Işık süvarileri,
Bir de küheylanlar...
Birden Yılkılar kulak kesiliyor sese
Sessizliğin tam ortasında,
‘Babaaa’ nerdesin?
‘Kimsesizim, koma beni sensiz’ feryadı.
Babam… Oğlum… diye,
Yükseliyor, karşı karlı tepelerden cılız bir afaz…
Yayılan Yılkılar yıkanıyor, ay ışığında…
Bir de küheylanlar…
Kavuşturuyorlar, baba ile oğulu,
Dünyanın dört bir yanında doludizgin koşan
Kişneyişleri karşı karlı tepelerde yankılanan küheylanlar,
Işık Süvarileri'yle hep önde, en önde “VEDUD” için koşuyorlar.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Karanlıklar içinde, ölümün ayak seslerini dinliyordu. Ensesinde soluğunu hissediyordu, her saniye.