Kur’an’ı muhteşem bir site kabul edersek, Fâtiha bu sitenin ana kapısı, besmele de o kapının anahtarıdır. Besmele, kulluk listesinin altına atılan imzadır. Besmele Allah’la ve Allah’lı yapmaktır. Besmele O’nun sayesinde ve O’nun verdiği imkân ve güçle yaptığının bilincinde olmaktır. “Senin verdiklerinin farkındayım, Senden bağımsız bir varlık alanı düşünmüyorum” demektir.
Besmele eylemle alâkalıdır. Zira besmele çeken biri, bir eyleme girişiyor, bir işe başlı
yor demektir. Besmele, islâm ahlâkının bir “eylem ahlâkı” olduğunu gösterir.
"Besmele", bütün kâinâta hâkim olan Rahmet hakîkatının arşına yetişmek için mü’minin elinde bir vesîle, bir şefaatçi ve bir miraç hükmündedir.
"Besmele", Rahmetten Ehadiyete ulaştıran bu sırrın bir unvânıdır.
"Besmele" ile insan, mânevî sîmâsının işâret ettiği Rahmân ismine ulaşır.
Hiçbir şeye muhtaç olmayan Cenab-ı Allah’ın rahmet hazînesinin en birinci anahtarı yine "Besmele"dir.
Âdem A.S.'a ilk nâzil olan Besmele-i Şerîfe'dir. İbrahim A.S.'a imdada geldiğinde Cebrâil A.S.'ın kanadında, Bismillâhirrahmânirrahîm, yazılıydı
Nuh a.s gemiye bindiğinde: “Ve kâlerkebû fîhâ bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ, inne rabbî le gafûrun rahîm(rahîmun).” okudu. Tufandan kurtuldu, selamete erdi. Hud suresi 41.ayet
Süleyman a.s. “İnnehu min süleymane ve innehu bismillahirrahmanirrahiym” diye okudu. Neml-30 Dünya ve ahret mülküne sahip oldu.
Bediüzzaman’da Birinci Söz’de "besmele" ayetiyle başlar.. Besmele'yi tefsir eder. İçimizi harekete geçirecek bir öykü anlatır. Biri mağrur diğeri mütevazı iki adamın kendilerine ve varoluşa bakışlarını kıyaslar. Başımızı hikayedeki adamın omuzları üstüne koyar. Besmele çekmenin faziletlerinden söz etmez. Birinci Söz. Besmele'nin siyak ve sibakıyla/bağlamıyla ilgilenmez. "Bismillah"ı sevap olsun diye demeyi değil "Bismillah"ı sahici bir hayat kodu olarak yaşamayı önceler.
Dışarıdan seyretmez "besmele"yi; içimizdeki gurur ve tevazu sarkaçlanmalarının sesi olarak hisseder hissettirir. Sorar ve sordurur:
-"Ey nefsim mağrur musun mütevazı mı?"
Aniden denize düşmüş gibi ‘besmele'nin gerçeği tarafından her yönden kuşatıldığımızı fark ederiz. Bir yaşama tavrı olarak içimizden ve içerden "okuruz" besmeleyi...
"Bismillah" demek söylememiz gereken bir vecibe olmaktan öte fıtratımızda izini bulduğumuz kendimizi akışının yatağına bıraktığımız bir gerçeklik oluverir.
"Besmele" varoluşun temel ifadesi olarak algılanır. Başlarında kocaman ağaçları taşıyan tohumların telaffuz ettiği sert taşları yarıp geçen yumuşacık kök ve damarların seslendirdiği "varoluş ayet"i olarak selamlar bizi...
Kâinat Kitabı'nın her sayfasının her cümlesinin başında "bismillah" yazdığını görürüz hayretle. Ve Kur'ân'ın varlığı bir kitap gibi okumaya değer gördüğünü varlığın bir okunası olduğunu fark ederiz
Birinci Söz'le. Besmele'yi bu şekilde "okuyuş"; "Oku! Oku ismiyle Rabbinin ki o yaratmakta..." [Alak 1] ayetlerinin anlam ırmağına yatırır akleden kalbimizi. Böylece Besmele'yi "oku"mayı Rabbimizin yaratma tercihi üzerinden gerçekleştiririz.
Kurulan cümleler bizi mealin dillendirdiğinden de yoksun bırakmıyor; ayetin anlam nehrinin aktığı yatağın yönüne de işaret ediyor. Okumanı Rabbini, yaratanını bilerek yap diyor.
Cenâb-ı Hakk şöyle buyurmaktadır: “Onlardan, nefsine zulmeden vardır. Onlardan orta yolu tutan vardır. Ve onlar¬dan, hayırlarda, en önde olan vardır” (Fatır, 32) Bu ayette Cenâb-i Hakk, sanki şöyle: buyurmaktadır: “Ben, hayırlarda en önde olanların Allah‘ıyım. Orta yolu tutanla¬rın Rahmân’ıyım, zulmedenlerin de Rahîm’iyim.”
Firavun gibi kâfir de olsa, kim bu kelimeyi dış kapısının üzerine yazarsa, helak olmaktan emin olur. Kim bu kelimeyi, ömrünün başından sonuna kadar kalbine yazarsa, onun durumu nasıl olur, var sen düşün. (Râzî)
* * *
Bismillahirrahmânirrahîm / Rahman, Rahim olan Allah'ın adıyla.
Şüphesiz biz, (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve ruh, Rabbi'nin izni ile her iş için o gece iner. O, tan yeri ağırana dek esenliktir.
Allah’ım! Üzerimizden feyiz ve bereketini, rahmet ve mağfiretini, af ve merhametini, yardım ve inâyetini eksik etme! Bizi hayırlı amellerde ve ibâdetlerde muvaffak kıl! Bizi sırat-ı müstakîme ulaştır! Bizi rızâna ulaştır! Bizi rahmetine ulaştır! Bizi cemâline ulaştır! Bizi Cennetine ulaştır! Bizi kahrından, gazabından, azabından, nârından ve Cehenneminden uzak tut!
Âmin... Âmîn… Âmîn…
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Besmele …!
Hazine-i rahmetin pırlantası ve kapıcısı zat-ı Ahmediye (a.s.v.)’dır. Birinci anahtarı ise besmele ve en kolay anahtarı salavattır.

Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Hakkımızda | Künye | RSS | Reklam Ver | İletişim | karamandan.com | ANT Ajans
