karamandan.com

Milletine operasyon düzenleyenler onmazlar

1960 darbesi yapıldığında ben on üç yaşında idim ve on kadar arkadaşla değerli bir hocadan Arapça okuyorduk.

1960 darbesi yapıldığında ben on üç yaşında idim ve on kadar arkadaşla değerli bir hocadan Arapça okuyorduk.

Kursumuz resmi değildi.

27 Mayıs darbesi olmasına rağmen nahiyenin Jandarma karakol komutanının himayesinde resmi olmayan kursumuz devam etmişti.

Kendi köyümüzde namaz kıldırabilecek bir tek adam vardı o da annemin dayısı Kerim Aydoğdu idi.

Sonradan öğrendiğime göre Kerim hoca da yalnız Kur'an okumasını biliyormuş başka bir şey bilmezmiş.

Gençliğinde iki yıllığına hapishaneye düşmüş Kur'an okumasını da orada öğrenmiş.

27 Mayıs 1960 darbesinin ardından on yıl sonra 12 mart 1971 muhtırası verildiğinde bizim köyümüzde namaz kıldırabilecek en az on kişi olmuştu. Bunlar arasında İmam-Hatip mezunu, İslam Enstitüsü mezunu olanlar vardı.

On yıl sonra 12 Eylül 1980 darbesi olduğunda yine bizim köyümüzde namaz kıldırabilecek değerli insan sayısı otuzu geçmişti.

Bunların her biri devlet yönetiminde görev almış, aldığı görevin hakkını vermiş ve bulunduğu yerde dininin kurallarına göre hareket etmiş insanlardı. Ben, kendi köyümden haber vererek sizin köyün veya mahallenin durumunu anlattım aslında. Siyasetteki gelişmeleri siz benden daha iyi biliyorsunuz. "İslam köylü nurlu Süleyman" diye peşinden gidilenlerin nursuzluğu ortaya çıktı.

Şimdi siz söyleyin o kurs hocası mı başarılı, yoksa milletine darbe yapanlar mı başarılı?

Rabbimiz buyurur: "Kötü tuzak, sahibini yakalar." (Fatır suresi. Ayet: 43)

Kendine güvenen yiğidin hileye, tuzağa ihtiyacı yoktur.

Hilekar insan, aslında aldığı eğitimin şekillenmiş halidir. Şekili değil, şekillendiren eğitimi temizlemek gerekir.

Nemrut, Hazreti İbrahim'e tuzaklar kurarken İbrahim aleyhisselam, Nemrut'un içindeki inkar zehrini Lâ ilâhe kılıcıyla boşaltmaya çalışıyor, İllallah kelime-i tayyibesiyle boşalan gönlü dolduruyordu. Atalarımız, "Halka gadr eyleyenin âkıbeti hayr olmaz" demişler.

Yani bu halka ihanet edenler, geçici bir zaman içinde kazandıklarını zannetseler de eninde sonunda ihanetin cezasını çekerler.

Başkalarına tuzak kuranlar, fırıldak çevirenler, dalavereciler, üçkâğıtçılardan bugüne kadar onan olmamış.

Gaddar hilekarlar on tane ocak yıkmadan kendi ocaklarını yakamazlarmış, ama sonunda kendi ocakları da bir yangında yanar gidermiş.

"Hile ile onsaydı, fare onardı." Demişler.

Seyyid Mehmet Emiri de:

"Bir kişi tâ yıkınca bin haneyi

Şehr edemez olduğu viraneyi" diyor.

Yani, bin haneyi yıkarak kendine bir hane yapmak isteyenler, kendi viranelerini tamir edip şehirleştiremezler.

Gün batmayan imparatorluğa sahip olanlar, dünyanın her tarafından milyonlarca haneyi yıkarak Londra'yı ayakta tutmaya çalışırken, yıkıldı gitti.

Küçücük bir adanın içine tıkıldı. Amerikan başkanları "Gel" deyince geliyor, "Git" deyince gidiyor.

İnsanlar, başkalarının anasını ağlatarak gülemezler. Ülkeleri ve insanlarını, Firavun gibi halkını oyuna getiren, fırıldak çeviren, kandıran zulmeden zalim yöneticilerden,

Haman gibi, cin fikirli, şeytana pabucu ters giydiren, saman altından su yürüterek bilimselliğini ortaya koyan hokkabaz ilim adamlarından,

Karun gibi, sürmeyi gözden çalan, manayı sözden kaldıran, hem nalına hem mıhına vuran, keseri hep kendine yontan, "Yazı gelirse ben kazanırım, tura gelirse sen kaybedersin" diyerek hep kazanan, hortumcu, soyguncu kodamanlardan rahat yüzü gören olmadığı, dünyada cezalarını çektikleri gibi tarih boyunca lanetle anılmaktalar. Gülerlerse önce kendi akıllarını kaçırmışlar ve kendilerine zarar vermişler demektir.

Sevgili peygamberimiz buyurmuş:

Üç şey var ki sahibine döner:

1- "Mekr" (Hile, tuzak, dalavere, komplo) yapanlar kendileri de zarar görürler" dedi ve şu ayeti okudu: "Yeryüzünde büyüklük taslamaları ve kötü tuzak kurmaları sebebiyle (nefretleri arttı). Halbuki kötü tuzak sahibini yakalar." (Fatır suresi. Ayet: 43)

2- "Bağy" (Gaddarlık, isyan, taşkınlık, bağilik) yapanlar kendilerine zarar verirler" dedi ve şu ayeti okudu: "....Ey insanlar, taşkınlığınız kendi aleyhinizedir." (Yunus suresi. Ayet: 23)

3- "Neks" (Allah'a verilen sözden dönmek veya insanlara verilen sözden dönmek) yapanlar kendilerine zarar verirler" dedi ve şu ayeti okudu: "Kim sözünden dönerse kendi aleyhine dönmüş olur." (Fetih suresi. Ayet: 10)

(Ebu Nuaym, Hatıb ve Deylemi'den naklen Âlusi, Ruh-ülMeani, 11/100, Yunus suresi 23'üncü ayetin tefsiri)

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Hakkımızda | Künye | RSS | Reklam Ver | İletişim | karamandan.com | ANT Ajans
Elemtere fiş, kem gözlere şiş