karamandan.com

İran ve Batı Hakkında Yorumlar

Mahmut ToptaşEski solcu yeni kapitalist yağcısı yazarlarımızdan bazısı İtalya Başbakanı Berlusconi'nin Sardunya adasında kırk kadınla alem yapmasını demokrasi adına büyük bir kazanım olduğunu ve Türkiye'nin böyle bir duruma gelmesi için dam dolusu demokrasi ekmeği yemesi gerektiğine dikkat çektiler.

"Peki, Sardunya adasına senin hanımı da uçakla aldırmak isteseydi haydi sen kabul ettin, senin o değerli eşin kabul eder miydi?"

Eşcinsellerin de nikâhlanabilmesi için kanun çıkmasını isteyenler, acaba kendi oğullarının böyle biri olmasını isterler mi?

Türkiye'nin en ünlülerinden birine "Senin oğlunun böyle biri olmasını ister misin? Diye sorulduğunda "Hayır" diye cevap veriyor.

Fransa Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmak için hazırlanan Sarkozy, hanımına "Haydi hazırlan saraya gidiyoruz" dediğinde o Marsilya'dan cevap veriyor "Ben yeni bir sevgili buldum, sana mutluluklar dilerim" diyor, Sarkozy de yolda giderken eski artistlerden birini koluna takarak saraya yerleşiyor.

Bizimkiler, "Vay beee! abi demokrasi dediğin işte bu" deyiveriyorlar.

"Peki, aynısı sana yapılsa ne yaparsın?" cevabını hepimiz biliyoruz.

O verilen cevap, ne demokrasiye sığar, ne de İslam'a sığar.

Sevgili Peygamberimiz : "Sizden biri kendisi için arzu ettiğini kardeşi için de arzu etmedikçe (gerçekten) iman etmiş olmaz" buyurmuş. (Buhari, Sahih, K.İman Bab 7, Müslim, İman, Ahmet, Müsned, 3/176,272, 278)

Bu günlerde İslam'a saldırmak için İran'ı gündemde tutmaya çalışanlar şunu iyi bilsinler ki, şu anda Hamaney dahil, yönetici kadronun tamamı, Şah döneminin eğitiminden geçmiş insanlardırlar.

İran devriminin üzerinden otuz yıl geçti ama İslami eğitim konusunda örnek bir şey ortaya koyamadılar.

Musa aleyhisselam bile Firavun eğitiminde büyüyen insanların düzelmesi için Firavun'u hatırlatacak hiçbir görüntünün olmadığı çölde tam kırk yıl Müslümanları Tevrat eğitimine devam ediyor.

Sevgili peygamberimiz on üç yıl eğitimden sonra Medine'de devletini kuruyor.

Medeni ve demokratlığı nedeniyle hayran olduğumuz insanların Bağdat üzerine demokrasi bombaları indirerek milyonlarca mazlumu öldürmesini demokrasiye mal etmezler.

Acaba kendi çocuklarının üzerine bomba değil ayağına iğne batırsalar ne yaparlar bunlar.

Felluce'de camide namaz kılanların beynine kabzasında haç işareti olan silahlarla kurşun sıkanların medeniyetinden şüphe etmesi için illa kendi babasının beynine de sıkılması mı gerekir?

Domuz eti yiyemediğiniz, viski, şampanya içemediğiniz için üzülmeyin.

"AIDS hastalığını tanımıyoruz" diye aşağılık kompleksine kapılmayın.

"Oğlum veya kızım sokaklarda kendini satamıyor" diye hayıflanmayın.

"Bir tane terörist arıyorum" diyerek milyonlarca mazlumun evini başına yıkanlara özenmeyin.

Mazlumun kanına girdikten sonra yardım adı altında kefen getirenlerin kefenini de övmeyin

Anasını öldürdüğü çocuklara suni mama verdiği için "hayırsever" sözünü onlara vererek israf etmeyin

Sizin bu İslami direnişiniz, öldürdükleri, kanlarını emdikleri, servetlerini sömürdükleri ülkelerden çaldıkları servetlerle villalar yapan, lüks arabalara binen, domuz eti yiyen, Aids hastalığına tutulan, uyuşturucu müptelası olan, domuz gribine yakalanan batılı kardeşlerinizin de kurtulması için verdiğiniz bir direniştir. Sizin başarıya ulaşacağınıza inanıyoruz.

Kardeşlerim, altından haç olmaktansa gümüşten hilâl olmayı tercih edelim.

Altın kadehte zehir içmektense kırık çanakta panzehir içmeyi yeğleyelim.

Domuz derisine basılmış yağlı koyun peyniri yemektense, koyun derisine basılmış çökelek yemeyi tercih edelim.

Bugün İslâm en çirkin şekilde tanıtıldığı için üzülmeyin.

Altını, yakutu, elması çamura beleseniz, tezeğe sarsanız, altını bilmeyenler için nefret sebebidir ama altını, yakutu, elması tanıyanlar onu nerede görürlerse görsünler alırlar.

Amerika ve onun güdümündeki basın yayın organlarının kötülemek için yapmadığı iftira kalmadığı için "İftira üretme yarışları" düzenleyerek Taliban şahsında İslâm'a saldıranlar, Taliban'a esir olan İngiliz gazeteci bayan Yvonne Ridley, 10 Ekim 2001 tarihinde serbest bırakılınca ağzını açıp, gözünü yumup onun da saldıracağını beklerlerken o hanımefendi basının karşısına geçti ve "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden rasülüllah" diyerek sözüne başladı ve Müslüman olduğunu açıkladı.

Rabbimize kulak verelim:

"O Allah ki, müşrikler istemese de bütün dinlere üstün çıkarmak için, Rasülü'nü hidâyet ve hak dinle gönderdi." (Saff süresi ayet 9)

Bu güne kadar Rabbimizin söylediği her şeyin gerçekleştiğini gördük. Bu haberinin de gerçekleşeceğine inanıyoruz.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Hakkımızda | Künye | RSS | Reklam Ver | İletişim | karamandan.com | ANT Ajans
Elemtere fiş, kem gözlere şiş