Gözyaşımdaki acıyla sevdim seni demiştim bir gün kendi kendime ve bir gün ansızın bir reklam kuşağında aşk bile bile tutsaklıktı diyor du adamın biri, evet biliyordum bile bile tutsaklıktır da ben seviyordum tutsak edeni, ne kadar acıtsa da ne kadar yorsa da tutsak edici eylemlerine sebep olan o kocaman sevgisini…. Ben seni içimdeki özgürlüğü öldürerek sana hapis olunmuşluğun tadındaki sarhoşlukla , tüm hayat evrelerimden vazgeçerek ve geçmişe külliyen bir sünger çekerek, dilimde, Evvelim sen oldun; Ahirim sensin diyerek sevdim…
Ben seni büyük bir umutla; haykırışları ile dört yana çarpıp yorulan, içimdeki umutsuzluk
Kuşlarının bağırtılarını susturabilmek için
Bir bir özgür bırakırcasına sevdim…
Bir an bile düşünmedim içimdeki kırıntıları, kırgınlıkları, silip atarken; seninle temize çektim bütün yanlışları, yalanları, riyakarlıkları, hüzünleri, kayıpları ve bana bunlardan iz bırakan tüm kalıntıları… ve seninle dünyaya yeniden geldim, en büyük servetimi seninle var ettim.
Sözlerdir insanı gerçeklere bağımlı kılan, bir sözünün , dilinden dökülecek ufacık bir sözcüğün gerçeğiyle bağımlıyım sana ve hala da …… Geleceği düşünmüyor bile yüreğim gelecek seninle var olan her anın, binlerce kez kendisiyle çarpımı çarpım tablomda…
Hayatı anlamak; hayata bir kez daha en salt, en şeffaf yanıyla bakmak, senin ruhunda yakaladığım kutsallığın, aşkın ve sevginin gücünü özümsediğim, bir varolma savaşı aslında ve ben bu savaşta, tüm inanılanların aksine ne kadar da galibim anlasana...
Elbet kaybedilenler olacak bu savaşta, belki sabrımız, belki hırslarımız, belkilerin bir kısmı…akıp giden zaman, koşturmacalarla dolu, viran bir istasyonda acele bir ekspres tren gibi ömrümüz son ekspres, son yolculuğun bir önceki durağında bekliyor her şey, işte o an; bu diyebildiğimiz, hiç düşünmeden sereserpe aşka teslimiyetin var olduğu bir önceki durakta her şey….
Son durağa daha çok var diyorsan sevgilim vur bütün kıyılara, dolaşabileceğin kadar dolaş bütün alemi , hüzünlerini, kızgınlıklarını, nefretlerini, şüphelerini de al bu son eksprese seni sen olmaktan çıkaran her şeyi…. Ama ! bende bekliyorum ve o son durağa geldim diyorsan tut elimi ve kalakalalım hiç geçmeyecek olan o sihirli zamanda, gelmesin o son durak hiç…. Ve birbirimize varsın bütün yollar, tüm çıkmazlar bizi bulsun, gece gündüze varsın , gündüz gecenin koynunda uyusun….
Şimdi bir günde yaşanmaya çalışılırken sevdalar, görücüye çıkarılıyor meydanlarda, seyyar satıcı tablalarında 5 kuruşa satılıyor belki bir bir Günün Kutlu olsun amacının bedeli, ne sevgiye anlam ne de sevene bir bedel yüklenmeli diyor şimdilerde aşk taklidinin esiri entelektüelliğe soyunmuş silinmiş, sahiplenilmemiş, yapayalnızlığın ruh hastası düşünceler…
Allah’ a seni bana bahşettiği için her gün şükrederken, seninle tek bir günü binlerce yıllık zaman hesabında eylerken bir güne sığdıramam ki seni ! sana dair olan, senle var olan beni.. gözlerimde dalabiliyorsan hala derinlere ve nefeslerim hala sıcak gelebiliyorsa sana, hala varlığımda bile yanımda bile özleyebiliyorsan sen beni ben de seni, yokluğun bir hancerin acısından daha da acımsıysa ve varlığınla gülebiliyorsam her güne.
Ne mutlu bize iyiki var ve iyiki ömrümdesin
Mediha Çalışkan
Gözyaşımdaki Acı İle Sevdim Ben Seni...