Bizim Kadınlarımız...

Bizim Kadınlarımız... Anamız, Avradımız, Yarimiz...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü evrensel insan haklarının vazgeçilmezidir.

İstiklal savaşında cephede savaşan erkeğine mermi taşıyan Türk kadını Cumhuriyetimizin kurulmasıyla birlikte siyasal, sosyal ve ekonomik haklarını elde edebilmek için başlatılan mücadele daha hiçbir ülkede sonuç vermemişken Türkiye büyük önder Atatürk'ün girişimiyle kadına seçme ve seçilme hakkı veren ilk ülkelerden biri olmuştur.

Toplumun ayrılmaz bir parçası olan kadın haklarının sağlanması yolunda yapılan çalışmaların simgesi olan Dünya Kadınlar Günü Türk kadını için çok önemlidir.

Toplumun temeli ailedir. Ailenin temeli de kadındır. Fazileti, erdemi iffeti ile toplumumuzun mimarı ve kültür taşıyıcısı olan kadınlarımızın öncelikli görevi anneliktir. Tarihsel ve geleneksel olarak Türk toplumunda çok önemli bir yeri olan kadının, Cumhuriyetin kurulmasıyla elde ettiği hakları her alanda üstün başarılar göstererek kullanmıştır. Çünkü çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi yetiştiren annedir, kadındır.

Türk ata sözünde 'Ana hakkı ödenmez' derken başka ata sözünde 'Ananın yüreği, babanın elleri çocukları için ağrır' der. Devletimizin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk de 'Kadınlarımız erkeklerimizden çok daha aydın olmak zorundadırlar; eğer gerçekten milletin anası olmak istiyorlarsa' demiştir.

Ülkemizin Mehmetçiklerini doğuran binlerce şehit analarının içinde olduğu onurlu Türk kadını, özverili ve üretken çalışmaları ile aileyi ve toplumumuzu şekillendiren en önemli varlıktır.

Onlardan olduğumuz ve yaşamımızın doğumdan ölüme her anında varlıklarıyla onurlandığımız, ihtiyacımız olduğunda desteklerini bizlerden esirgemeyen, eğiten, yetiştiren, büyüten, bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum

Çağlayan Bilgen, bugüne dair yorumunda "Kadınlarımız Vitrin süsü olmaya mahkum" diyor, bakalım başka ne diyor:

ÜNLÜ şair Nazım Hikmet'in dediği gibi ‘soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen';
Duygu Asena'ya göre ise; ‘adı olmayan' kadınlarımız...
Bizim kadınlarımız...
Anamız, avradımız, yarimiz...
Bugün onların günü...
Aslında her gün onların...
Ama...
Onlar bunun farkında değil...
Örneğin; özellikle politikada aktif olarak yer almak istiyorlar.
Ancak...
Ülkemizde bu mümkün olmuyor.
Parlamentoda yeteri kadar temsil edilemiyorlar.
Ruanda bile Türkiye'yi bu konuda ‘alt etmiş' durumda...
Çünkü, Ruanda parlamentosunda kadın vekil oranı yüzde 56,3...
Yani... İki vekilden biri kadın.
Diğer bazı ülkelerin parlamentosundaki kadın oranı ise şöyle:
İsveç yüzde 46,4...
Güney Afrika yüzde 44,5...
Küba yüzde 43,2...
Irak yüzde 25,5...
İtalya yüzde 21,3...
İngiltere yüzde 19,5...
Fransa yüzde 18,9...
Yunanistan yüzde 17,3...
ABD yüzde 16,8...
Türkiye yüzde 9,1...
İran yüzde 2,8...
Suudi Arabistan sıfır...
Dünya ortalaması ise yüzde 18,8.

İkram Alkan

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile