karamandan.com

Mehmet Yıldızbaş

Mehmet Yıldızbaş

Elif ile Vav

Cuma, 22 Ocak 2010 18:14

Aşk da tıpkı elif gibidir,isminde gizlidir,ama okunmaz.o olmadan da besmele sese gelmez.


Aşk da tıpkı elif gibidir,isminde gizlidir,ama okunmaz.o olmadan da besmele sese gelmez.o her şeyin içindedir,ama hiç bir şeyde görünmez. hz.mevlana

İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.

Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.

Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.

İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.

Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.

İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.

Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?

Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.

Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.

Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.

Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.

İyi bakıldığında, görmek için bakıldığında; Bazen bir insanın secdedeki hali, bazen bir ceninin anne karnında ki haline benzer..Vav Harfi, 'ın Vahid ismini ve birliğini simgeler. Ebced hesabında 6 rakamına denktir ki ; Bu yönüyle aynı zamanda imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir.Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.

Ey aşkın binbir başlı vav hali

Ey sonsuz kavram

Gaflet vaktinde

Gel gönlümün üstüne

Usta bir hattatım ben

Aşkı çizerim mekânlara

Aşk sığmaz ki bu ummana

Vav olur gözlerimiz

Bürünürüz canlara

Bir seyyah gibi

Gelip göçen, göçüp giden

Bu mekândan mekân'a

Demem o ki

Tarifini yapamam ben imkâna

Bir hattatım

Zamana vav çizmekteyim

Hilalin dolunaya

Dolunayın hilale dönüştüğü zamana

Ve mahlukat

Nefes nefes aşk çekerken Mevla'ya

Üstümde aşk kokusu var

Yaşadıkça beni yontar

Ve benzetir insana

Elimde vav

Gönlümde vav

Gözümde vav

Dem dem vav kesilirim

Beni insan yapana

Ey kalbimden geçeni bilen Allah'ım

'Kulum' de kâfi bana

İster nârına garket İster nuruna

Meşhur bir hikayedir:Hafız Osman fırtınalı bir günde dolmuş kayıkla Beşiktaş'a geçecektir. Bir kayığa biner. Yol bitmek üzereyken kayıkçı ücretleri ister. Fakat Hafız Osman o gün aceleyle çıktığı için yanına para almayı unutmuştur. Kayıkçıya; 'efendi, yanımda param yok, ben sana bir 'vav' yazayım, bunu sahaflara götür,karşılığını alırsın' der. Kayıkçı yüzünü ekşitip söylenerek yazıyı alır. Bir müddet sonra kayıkçının yolu sahaflar tarafına düşer. Bakar ki yazılar, levhalar iyi fiyatlarla alınıp satılıyor. Cebindeki yazıyı hatırlar ve götürür satıcıya. Satıcı yazıyı alır almaz 'Hafız Osman vav'ı' diyerek açık artırmaya başlar. Sonuçta iyi bir fiyata 'vav'ı satar kayıkçı. Kayıkçı bir haftalık kazancından daha fazlasını bu 'vav' ile kazanmıştır. Bir gün Hafız Osman yine karşıya geçecektir ve yine aynı kayıkçıyla karşılaşmıştır. Yol bitmek üzereyken yine ücretler toplanır. Hafız Osman da yol ücretini uzatır kayıkçıya. Kayıkçı 'efendi para istemez, sen bir 'vav' yazıver yeter' der. Hafız Osman gülümseyerek ; 'efendi o 'vav' her zaman yazılmaz.Sen dua et para kesemi yine evde unutayım' der...Ruhları şâd olsun üstadların...

'Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar ve Allaha karşı gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir' Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur. İşte o ayet: 'Secde et, yaklaş!' Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu. Secde et, vav ol, vay dememek için şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde

Duâ

Manası: '(En üst orta:) Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla başlarım. (Sağ ve sol daire içi:) Allah Teâlâ'ya imân ettim (orta kısım) ve meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna, (ortanın altı) öldükten sonra dirilmenin gerçek olduğuna inandım. Ben şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed onun kulu ve Resuludür.'

Bu eser 1956 senesinde yazılmıştır ve şu anda orjinali İstanbul Topkapı Sarayı Yazı Salonu'nda bulunmaktadır. Orjinal boyutları 43x54 cm'dir. Eserin en alt satırında Arapça olarak İcazet yazı stili ile hattatın imza cümlesi yer almaktadır ve manası şöyledir: 'Bunu yazan Güzel Sanatlar Akademisi hat muallimi fakir Hacı Mustafa Halim günahlarının bağışlanmasını diler.'

 

Hattatlar bazen eserlerinin sonuna bu tür imzalar atarlar ve kendilerini 'âciz', 'fakir', 'günahkâr' gibi sıfatlarla niteleyerek tevâzu gösterirler.

 

Bu çalışmada İslam inancının temel taşlarını görüyorsunuz. Buradaki yazıların hepsine birden 'Amentü' adı verilir. Çoğu müslümanın ilk ezberlediğii duâlardan birisi budur. Çünkü bu duâ, Müslüman kabul edilmek için söylenmesi gereken sözleri toplu halde içermektedir.

 

Eğer bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa

Rabbine dönüp:

“Benim çok büyük bir derdim var”

deme!

Derdine dönüp:

“Benim çok büyük bir Rabbim var”

de!

Açılıma Bir - İki ( Son )

Salı, 05 Ocak 2010 12:26

Dünyanın ve de güzel ülkemizin yaşadığı bu ekonomik deprem sürecinde, ülkemizin de kendine has pek çok sorunu var. Dolayısı ile bu sorunların çözümü için her sorun tek tek ele alınmalı, irdelenmeli ve ulusal çözümler üretilmelidir. Elbette 1984 den beri süren ve yaklaşık 40.000 yurttaşımızın

Açılıma bir – iki... (iki)

Pazartesi, 23 Kasım 2009 12:38

Sorunun doğru tespiti, çözüm için izlenecek yolun en önemli basamağıdır. Sorunu doğru tanımlamak, çözümün yarısıdır da.Adı, önce devletin kapalı kapıları ardında, kamerasız ortamlarda, sonrasında tüm toplumun önünde mecliste '' Demokratik Açılım '' ,'' Toplumsal Barış '' ve en sonunda '' Kardeşlik Projesi '' ile özdeşleştirilmiş olan Kürt Sorunu nedir? Ya da, bir başka ve asıl bakış açısı ile Sorunu Olan Kürtlerin derdi? Ortada bir sorun olduğu belli, ama cümlenin manası sizce '' Kürt Sorunu '' demekle mi tam açıklanır, ya da '' Sorunlu Kürt '' demekle mi?

Açılıma bir – iki... ( bir )

Pazartesi, 19 Ekim 2009 10:59

29 Mart 2009 Yerel seçimlerinin akabinde, mevcut global ekonomik kriz, kentsel - bölgesel etmenler, aday faktörleri, yıpranmışlık vs.. sebeplerden dolayı önceki genel-yerel seçim dönemine göre kısmen oy kaybına ugrayan siyasal iktidarın, 2009 yılının kalan bölümünde, iktidar olma ve  eski oy düzeyine çıkabilmek adına, hem yerel siyasette hem de genel siyasette bir değişim sürecine gireceği beklenen bir gelişmeydi.Ak Partinin iktidara gelişinden itibaren başlayan, özellikle 29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinden itibaren de artarak devam eden bu  ''Açılım Sürecinin'' geçmişte bıraktığı  satır başlarını ve bize nelere malolduğunu gelin beraber bir hatırlayalım.

Uyuma Ölürsün

Pazartesi, 24 Ağustos 2009 13:14

Amerika'nın Irak'tan çekilme kararını bir takvime bağladıgını açıkladığı andan itibaren bu bölgedeki devletler içerisinde, asıl telaşeye düşen devlet biz olduk.Hiç luzumu yokken, demokrasi adına 10.000 km'den, sözde Allah rızası için gelen Amerika, gelişiyle en çok derdi, dost ve müttefik ülke olan bize verdi.Görünen o ki, gidişi de en çok bizi etkileyecek.

Azınlık Demokrasisi

Cumartesi, 08 Ağustos 2009 10:54

Hepimiz, ilkögretim yıllarından itibaren, hayat boyu unutamayacağımız bilgileri ve kavramları edindik.Vatan, Devlet, Millet, Bayrak, Ezan gibi asırlar öncesinde özümüze, kanımıza girmiş ve gururumuzu okşayan bu kavramlar, vazgeçilmez toplum değerleri olarak hafızalarımıza kazındı..Bunların yanında, Cumhuriyet, Demokrasi gibi kavramlar da, özellikle son asırda etkin olarak toplum hafızalarımızda ve birey hafızalarımızda yeni yeni yer edinmeye başladı.

Sektörel Teşvikler ve Karaman

Cumartesi, 20 Haziran 2009 01:00

mehmet yıldızbaşGeçen hafta içerisinde hükümet tarafından açıklanan ''Yeni Teşvik Paketi'' nin ilimiz Karaman adına, genel olarak iyi bir kazanç olduğunu düşünüyorum. Mutlaka mükemmel değil bu paket. Zaman içerisinde uygulama ile beraber ortaya çıkacak eksiklikleri de var. Ama, öteden beri, il reklamını yapmak adına, atanmış ve seçilmiş yöneticileri tarafından yazılı ve sözlü basında '' Mükemmel Ötesi Bir yaşam Alanı '' gibi lanse edilen ilimizin bu teşvik sisteminde 3.Bölgeye dahil edilmesi korkularımızın boşa çıkmasına ve rahat bir nefes almamıza sebep oldu. Hani, olur ya, bizim reklam adına fazladan yaptığımız beyanlar tepedekileri ters etkiler, '' Sizin de devlet desteğinize zaten ihtiyacınız yokmuş kardeşim'' denir mi diye korkmadım değil.

Meyveli Ormanlar

Pazartesi, 08 Haziran 2009 15:28

Son yılların moda terimi '' Küresel Isınma'', tüm dünyada terminolojik olarak tanınmadan çok çok önce, güzel Anadolumuz bu küresel felaketin dünya yüzeyinde ilk uygulama alanlarından oldu.Çok degil 1900'lü yıllarda geniş sulak alanların, göllerin ve çağlayarak akan ırmakların cenneti olan Anadolu artık adı sadece haritalarda kısmen kalan kuru göl yataklarının, akmayan ırmakların cenneti olmuş durumda..Nasreddın Hoca senlıklerı kapsamında, suyuna maya çalınan Akşehir Gölünde susuzluktan artık maya çalınamaz duruma geldıgını cevreye iyi kötü duyarlı herkes bılıyor ve görüyor..Akşehir örneği ne alaka, orası bize biraz uzakta kalır, biz bilmezük dersenız eğer, Karamanda 1970'li yıllarda kocaman bir Çavuş Gölü oldugunu, bu göle yakın köylerde, ıyı kötü bir balıkçılık kültürü olduğunu Karamanlı olanlar ve Karamanın yakın tarihini iyi bilenler hatırlar..

Sulu Ovalarda Susuz Kalmak

Cumartesi, 09 Mayıs 2009 14:06

Yakın zamanda gayret göstererek ön plana çıkardığımız özelliklerimiz var. Bisküvi Başkenti, Elma Başkenti, Bulgur Başkenti, Kültür Başkenti, vs gibi. İnsan gönlü bu, el cana meyilli olur malum. Karaman ve Karamanlı olarak iyi şeyleri, kendimize münasip görüyoruz ve dışarıya karşı övünüyoruz ama kötü özelliklerimizi de bir türlü ön plana çıkarıp, cesaretli bir şekilde çözme gayretinde bulunmuyoruz. Eskiden, evlere dışardan misafir gelince ayıpların halı altına alelacele atılması gibi, dışarıya karşı şöyle aslanız, böyle güçlüyüz diyor ama ayıpları da halı altına atıyoruz. Sonra da hiçbir şey yokmuş gibi hep beraber üzerinde oturup yaşamaya devam ediyoruz.

Seçim Bitti Geçim Başladı

Pazartesi, 06 Nisan 2009 00:01

29 Mart 2009'da Belediye Başkanlığı Seçimi ile ilimiz Karaman'da yeni bir döneme adım attık. Bence, çok seviyeli ama kazananın son birkaç güne kadar kim olacağı tam kestirilemeyen bir seçim dönemi yaşadı Karaman. İktidar partisinin, iktidar olmasından dolayı ülke genelinde il il her daim bir adım önde olduğu seçimler, en sonunda ilimiz Karaman'da da Ak Partinin ezici galibiyeti ile sonuçlandı.

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 2
Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Hakkımızda | Künye | RSS | Reklam Ver | İletişim | karamandan.com | ANT Ajans
Elemtere fiş, kem gözlere şiş