YORUMLAR
Yüz çevir!
Günün Yazısı
Eylül ayında başlayan eğitim-öğretim maratonunun ilk dönemi geride bıraktık ve yarıyıl tatiline girdik. Başta idarecilerimiz , öğretmenlerimiz , eğitim camiasının değerli çalışanları ve geleceğimizin aydınlık ufuklarını oluşturacak öğrencilerimizle  beraber tüm velilerimiz imkan ve şartları nispetince ellerinizden gelenin en iyisini dayanışma ve işbirliği içinde yaptılar. Çocuklarımız , öğrencilerimiz bireysel yeterlilik ve yetenekleri  dahilinde bu dönem inanılmaz güzel şeyler yapmaya başladılar bile. Her ne kadar eğitim ve öğretimi uzun soluklu bir maratona benzetsek de unutmamamız gereken en önemli husus her çocuğun kendisine has özellikleri ve yeterlilikleri nispetinde özel, değerli ve saygın olduğu hususudur. Çocuğunuzun bu dönem ne kadar yol aldığı çok ama çok önemlidir. Onu asla sınıftaki diğer arkadaşlarıyla, komşu ve akraba gruplarındaki çocuklarla  kıyaslamamalıyız. Çocuğunuzun sadece çabasını ve neler başardığını görmeli, eksiklikleri kendisine gösterilmeli ve de başarıları takdir edilmelidir; çünkü MARİFET İLTİFATA TABİDİR. Çocuklarımızla olumlu konuşmalar yapmalıyız. Çocuğumuzu kırmak ,onları incitici kelimeler kullanmak onların dünyalarında olumsuz derin etkiler bırakabileceğini asla  göz ardı etmemeliyiz. Çocuğumuzun zayıf olduğu konularda birlikte neler yapabileceğimizi çok güzel bir üslupla konuşmalı, onlara  örnek davranışlar sergilemeli ve onları cesaretlendirmeliyiz. Yarı yıl tatilinde çocuğunuza farklı ortam ve imkanlar sunarak , onların bol bol oyunlar oynamasına ,arkadaşlarıyla beraber zaman geçirmesine izin vermeliyiz. Çocuğumuzun elinden tutup birlikte çocuğumuzun beğendiği bir kitabı alarak ona hediye etmek gibi davranışlar sergilemeliyiz. Unutmayalım bu karn...
...
Aşık Çelebi Menazır-ül-Evalim'inde (Bilad-ı Rum) başlıklı bendinde Karaman şehrinden bahsetmez. Anadoludaki dağları yazarken kısaca şunları söyler: "Ve cibal-i Karaman bilâd-ı Rum'dandır. Ve evayilde bu cibalin sükkânı tevayif-i Türkman idi ve ihda ve işrin ve sebamie'de ve dahi evvelde bu cibâli evlâd-i Karaman temellük idüb Karaman dimekle ma'ruf oldu. "Bu satırlar yeni dille şöyle ifade edilir: Karaman dağları Rum Beldelerindendir. Evvelleri bu dağlarda Türkmen tâifeleri otururlardı. 721 yılında veya daha evvel bu dağlara Karaman sahip oldu. Bundan sonra bu yerlere (Karaman) denildi, böyle bilinir oldu. Aşık Çelebi (Larende)yi de Konya'yı yazarken kısaca şöyle anmıştır :  "Larende onyedinci iklimi örfi olan Rum"dandır ve Konya'nın cânib-i şarki ve şimalisinde beynehümada, bir günlük yoldur." Aşık Çelebi bu bilgiyi Eb-ül-Fida'dan almıştır. Karaman'a uğrayan Evliyâ Çelebi Karaman'ı ve âbidelerini ciddi bir şekilde incelemiş, âbidelerin kitâbelerini almış ve bu arada Yunus Emre'nin de burada gömülü olduğunu belirtmişti. "Evsaf-ı kara-i Lârende yâni şehr-i Karaman dâr-i iman" başlığı altında yazdıklarını aşağıya alıyorum: "Karaman eyâleti tahtı budur. Lâkin Konya il, vilâyet ortası olmak ile vezirler anda utururlar. Amma eski taht burasıdır. Bu Lârende pâdişahın has'ıdır…senesi tarihinde Karamanoğulları kal'asını binâ idüb ma'mur etmiştir ve yüz akçalı şerefli kazadır ve nahiye…köylerdir. Kadı'ya senevi yedi bin kuruş hâsıl olur. Bervech-i adâlet alaybe-yisi ve çeribaşısı, Züemâ ve Umar sahibleri hepsi Konya'da toplanırlar. Şeyh-ül-islâm...
...