Çok eski diyebileceğimiz bu süreç içerisinde sayısız uygarlıklar Karaman topraklarını yurt edinip,yaşamlarını burada sürdürmüşlerdir. merkez ile çevre köylerde bulunan ve değişik dönemlere ait yüzlerce höyük,buralardaki yaşam alanlarına gösterilen ilgiyi yansıtmakta ve o günün yaşamları hakkında önemli ipuçları vermekte, Canhasan ve Pınarbaşı Hüyükleri tüm dünyanın ilgilendiği kalıntılar olduğu bilinmektedir.
Orta Anadolu’nun parlayan güneşi Hitit devletinin bir uzantısının,Karaman’ın kuzeyinde bulunan ve volkanik özellikler taşıyan KARADAĞ’ın zirvesinde ki Mahalaç tepesinde 0lduğu ve ayinlerde bu tepeyi kullandıkları bilinmektedir. Bulunan yazılarda ki içeriklere dayanarak yapılan tespitler,volkanik dağ’ın yerleşim bölgesi olarak kullanıldığının ilk kanıtlarından birisidir.
Daha sonraları,Roma ile Bizans İmparatorluklarına ve sayısız Devletlere ev sahipliği yapan KARADAĞ içinde bulunan Değle ve Binbirkilise adını verdiğimiz antik kentler,çok kesin olmamakla beraber BARATA olarak anılmaktadır. Bütün gereksinimlerini karşılayabilecekleri,yaşam alanlarının bulunduğu (Kilise,Sarnıç,Darphane vb.) bu iki antik kentte,çok düzgün ve güvenli bir yaşam sürüldüğü bilinmektedir.
DERBE.Hıristiyanlığın Anadolu’da yaygınlaşmasını sağlamak amacı ile yollara düşen ve MS.40 ve 50 li yıllar arası 3 kez Karaman’a gelen Aziz Pavlos ve arkadaşlarının,toplandıkları yerleşim birimi olarak bilinmektedir. Hıristiyanlık ta çok önemli bir yeri bulunmaktadır. İncil’de birkaç yerde adının geçmesi dolayısı ile yüzlerce yabancı gezgin ve bilim insanı bu antik kenti aramak için Karaman’a gelmişler ve araştırmalarda bulunmuşlardır. Genellikle Karadağ’da aradıkları bu antik kentin,Akçaşehir ve Ekinözü Köyleri arasında bulunduğu kanıtlanmış,şu anda tabelası orada asılı bulunmaktadır.
Taşkale,dediğimiz zaman Bizans Medeniyetinin yerleşkelerinden birisi olan Manazan Mağaraları,Doğal Tahıl Ambarlari ve Atatürk’ün Atayurdu olması aklımıza gelmektedir. Ayrıca doğal güzellikleri ile de öne çıkan bu yöremiz,turistik açıdan son derece önem göstermektedir.
Karaman böylesine önemli, ilerisi için güven veren tarihi bir dokuya sahip kentimizdir.
Karaman,turizmde bakir diyebileceğimiz ölçüde bir altyapıya sahip ve kültürel anlamda yoğun birikimleri olan,insanlarında geçmişten gelen hoşgörü ve uzlaşıcı kişilik yapısı ile tanınan,ticari ve kültürel anlamda Akdeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan bir kentimizdir.
Bu yüzden bu güzel kentimiz,turizme yatkın yapısı ve sosyal anlamda da buna gereksinimi olması göze çarpmaktadır.
Ama,Karaman’ın turizm alanında ileriye dönük çalışmalarda bulunmaması veya sadece birkaç kişinin gayretleri ile öylesine çalışmalar yapması,ilimizi Turizm alanında ki yatırım sıralamalarında en alt sıralarda yer almasına neden olmuştur.Çağlar boyu çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yapmış,Karamanoğlu Beyliği gibi Anadolu’da Türklüğün yayılmasında önemli rol oynayan beyliklere başkentlik yapmış,Mevlana,Yunus Emre,Karamanoğlu Mehmet Bey’lere ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder ATATÜRK’ün annesi Zübeyde Hanım’ın Atalarına ev sahipliği yapmış bir kentin, böyle bir sıralama da en altlarda olması,çok büyük bir eksiklik olarak görülmesi gerekmektedir.Her karış toprağında geçmişten bir ize rastlamanın,konuştuğu dil ile yüzyıllar öncesine yani Orta Asya’ya gitmenin,her yapısında ayrı bir kültür ile karşılaşmanın mümkün olduğu ilimizde,hazine diyebileceğimiz kadar zengin bir geçmişi kullanmamak çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmamaktır.
Bizlere bırakılan bu emanetleri gelecek nesillere,daha sağlam ve sağlıklı bırakmamız görevimiz,bizlerin aldığı kültür ve evrensel değerlere saygılı olma noktasındaki kararlılığımızdır.
Bu nedenle;İletişimin ileri derecede değişime uğradığı günümüzde bu mirasımıza sahip çıkmanın çok zor bir olay olmadığı görülmektedir.Her türlü çalışmanın üst düzeyde kayıt altına alınarak uğradığı değişimleri gözlemlemek,çalışmaları daha sağlıklı yürütmek adına olumlu gelişmeler olarak bilinip,buna göre projeler üretmek gerekmektedir.Turistik ve Kültürel anlamda yapılacak olan her çalışma için elimizde fazla sayıda döküman olduğunu çevremize baktığımızda görmek mümkün olmaktadır.Bu dökümanları alınacak teknik desteklerle aktif durma getirmek ve insanlığın hizmetine sunmak ise çok zor bir olay olarak görünmemektedir.
Bunun için sadece bir kıvılcımın yeteceğini,diğer çalışmaların ardarda gelişeceğini bilmemiz gerekmektedir.
Tıpkı,sanayide yaptığımız atılımlar gibi;
Karaman sanayisi,başlangıçta hiç hayal bile edemiyeceğimiz şekilde gelişmiş,açılan fabrika ve işyerleri ile tüm dünyaya ürünlerini pazarlayabilen duruma gelmiş bulunmaktadır. Karamanlı üreticiler, çok geniş bir coğrafyaya pazarlama yaparak,sanayi ve tarım ürünlerinde marka kent olmamızı sağlamışlar,ekonomimiz ve sosyal yapımıza olumlu katkılar sağlamışlardır.
Bu düşüncelerimizin gerçeğe dönüşmesi için ilk önce kendimizin daha sonra yöneticilerimizin,en son halkımızın inanması gerekmektedir.Böyle bir ortamı yaratmak ise bu işlerin takibi noktasında birikimli ve yeterliliği olan bilim insanlarının verecekleri bilgilendirme toplantıları sonucunda olacaktır. Tabii ki sivil Toplum Örgütlerinin bu konuya duyarlı davranmaları ve önemsemeleri gerekmektedir.Bu nedenle Ticaret Ve Sanayi Odası olarak bu çalışmaya dikkat çekmeyi veya başlatmayı toplumsal bir görev kabul edip,aşağıda belirlediğimiz konular üzerinde önemle çalışılması gerekliliğine inanıyoruz:
1- Derbe Antik kentinin kazı çalışmalarını başlatmak.
2- Karadağ’daki tarihsel,ekolojik ve kültürel zenginlikleri açığa çıkarmak:
a-) Binbirkilise ve Değle harabelerinin resterasyonu
b-) Kaya ve toprak yapısının incelenmesi (özellikle TEMA ile iletişim içinde bulunarak)
c-) Yamaç paraşütü için koşulların uygunlaştırılması
d-)Evrensel ismi TRÜF MANTARI,yöresel olarak DOMALAN dediğimiz mantar türünün çıkarıldığı Karadağ bölgemizin bu yönüyle de tanıtımını yapmak.
3- Mader-i Mevlana ve Yunus Emre Türbelerinin geniş şekilde tanıtımını yapmak.
4- Türk Dilini ve Karamanoğlu Mehmet Bey’i daha etkili tanıtmak.
5- Taşkale’nin yapısını ortaya çıkarmak.
6- Fatih Sultan Mehmet zamanından günümüze kadar Makedonya’ya göçmüş ve oralarda yerleşmiş olan Karaman kökenli ailelere ulaşarak,dedelerinin yaşadıkları yerler hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak.
Belirlediğimiz bu maddeler,yapılan toplantı ve görüşmelerde belirlenmiş,değişik kurum ve kuruluşlar tarafından da olması gerektiği fikrinde birleşilmiştir.Uygulanması konusunda geç kalınması ve geçen her gün Karaman’ımızın geleceğine olumsuz yönde etki yapması bizleri düşündürse de , Sn.Valimiz Süleyman KARAMAN’ın ilgisi cesaret vererek,projenin geleceği konusunda olumlu düşünceler gelişmesine yol açmıştır.
Karaman’ımız da tüm kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum Örgütlerinin bir olması durumunda çözüme kavuşmayacak hiçbir sorunun olmadığını görmek ise bizlere ayrı bir gurur vermektedir.
Bu yönde yapılacak olan çalışmalarda ki parolamız ise “HER ŞEY KARAMAN İÇİN” olacaktır.


