Uzmanlar, Ramazan Bayramı’nda sağlık açısından ölçülü beslenmenin büyük önem taşıdığını belirterek, “Bayramda ölçüsüzce tüketmek, sağlıklı bireyler için de çok büyük risktir” denilmektedir.
Ramazan ayı boyunca dikkatli beslenilmemesi ve metabolizmanın da yavaşlamasıyla kilo alımında artış gözlendiğini belirtmekteler. Ayrıca; “Bir aylık oruç sonrasında gelen Ramazan Bayramı ile yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yapılması gerekir. Ramazanda, ikiye indirdiğimiz öğün sayısı, bayramla birlikte değişmektedir. Gün içerisindeki beslenme şeklimiz 3 ana 3 ara öğün olmalıdır. Tüm ana öğünler karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineralleri yeterli miktarda içermelidir. Özellikle bayram sırasında tatlı ve hamur işleri tüketimi yerine; sebze, meyve ve kurubaklagil tüketimi artırılmalıdır. Bayramla birlikte, özellikle tatlı tüketiminde artış gözleniyor. Artan tatlı tüketimi, yağ ve kolesterolde ani yükselişlere neden olur. Ailesinde hipertansiyon, yüksek kolesterol ve diğer kalp-damar hastalıkları, mide-bağırsak hastalıkları ve yaşlı olanların bu konuda daha hassas davranmaları gerekir. Bu grupta yer alanların hamur işleri tüketimlerinde sınırlama yapmaları, diyabetlilerin şekerden uzak durmaları gerekmektedir.”denilerek; diyabetlilerin, sağlık açısından güvenle ve rahatlıkla kullanılabilen toz tatlandırıcılarla hazırlanan sütlü, meyveli diyabetik tatlılar tüketmeye özen göstermesi gerektiğini ifade edilmektedir.
NELERE DİKKAT EDİLMELİ
Güne hafif kahvaltı ile başlanılıp, az ve sık yemek yenilmesini öneren uzmanlar, yemeklerin çok hızlı değil, iyice çiğnenerek tüketilmesi gerektiği belirtilmektedir. Güne mutlaka hafif bir kahvaltıyla başlanılması ve kesinlikle öğün atlanılmaması gerektiği ifade edilerek “öğünler arasında en az 2-4 saat bırakılmalıdır” dinilmektedir.
Açık çay, ıhlamur veya bitki çaylarının tercih edilmesini öneren uzmanlar, şu önerilerde de bulunmaktadırlar:
“Ramazan ayında su tüketiminin azalmasından dolayı vücutta oluşabilen su kaybının yerine konulabilmesi için su ve sulu gıdaların tüketimine önem verilmeli. Günlük 2- 2,5 litre su içilmeli. İkram edilen hamur tatlılar tadımlık miktarlarda yenilmeli. Ağır hamur tatlıları, şekerler, aşırı yağlı, çok tuzlu, kalori açısından yoğun olan yiyecekler yerine kalorisi düşük sütlü tatlılar, sebze ve meyve tüketilmesi tercih edilmeli.
Daha hafif ve sağlıklı olması için yiyecekler haşlama, ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlanmalı. Etlerin yanında salata ve sebze tüketmeye hatta yemeklere salata ile başlamaya özen gösterilmeli.”
ÇİKOLATA VE ŞEKER UYARISI ?
Bayramda bilinçsizce çikolata ve tatlı tüketiminden kaçınılması gerektiğini vurgulanarak; “Sağlıklı yaşamın unsurlarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması anlamında en az haftada 4 gün 45 dakika günlük yürüyüşler yapılmalı. Fiziksel aktivitenin, bağırsak hareketlerini artırmaya, kan şekeri ve kolesterolünü azaltmaya, kilo kaybetmeye yardımcı olduğunu unutulmamalı. Oluşabilecek kabızlığı önlemek için, lif oranı yüksek gıdalar (kurubaklagiller, kepekli tahıllar, sebze ve meyveler), lokma, tulumba, baklava gibi ağır tatlılar yerine ise sütlü, meyveli tatlılar tercih edilmeli.” denilmektedir.


