karamandan.com

Nuh Paşa Camii

NUH PAŞA CAMİİ

Karaman şehir merkezinde, Koçak Dede Mahallesinde bulunan cami, girişte bulunan kitabesine göre H.1005/ M.1596 yilinda Nuh paşa tarafindan yaptirilmiştir. Nuh Paşa aslen Karamanli olup, ülkenin farkli şehirlerinde degişik görevlerde bulunmuş ve vezirlige kadar yükselmiştir. Yapi kare planli bir harim ve önde üç bölümlü son cemaat yerinden oluşmaktadir,Harimin kuzeydogu köşesinde tek şerefeli minaresi bulunur. Kuzeyinde duvarla çevrili avlusu mevcuttur.

Cami incelediğimiz diğer iki eser gibi tamamen kesme taş ile inşa edilmiştir. Üst örtüde ve minarede de yine kesme taş kullanilmiştir. Yapinin cepheleri diger iki örnegimize göre daha farkli ve fazla sayida pencereye sahiptir. Dogu, bati ve güney cephelerde yedişer, kuzey cephede ise iki pencere bulunur. Altta yer alan ikişer pencere dikdörtgen formlu ve tahfif kemerli, ortadaki üçer pencere ile onlardan biraz daha yüksekte yapılan ikişer pencere ise sivri kemerlidir. Alt pencereler lokma demir parmaklı, üst pencereler alçı şebekelidir.

Caminin avlusuna kuzeyde, yol kotunun yükselmesi sebebiyle bir bölümü toprak altında kalmış olan anıtsal görünümlü kapıdan girilir. Kesme taş ile yapılan ve basık kemerli olan giriş ünitesinin üzeri dışarıdan adeta tonoz örtülü bir görünüme sahiptir.

Son cemaat yeri harimden daha geniş tutulmuştur. Minaresi ise, dogu cephede, harim ile son cemaat yerinin birleştigi köşededir. Iki cephesi görülen minarenin kaidesi son cemaat yerinden biraz dışarıya taşırılmıştır. Pabuç kısmı ise diğer camilerde olduğu gibi üçgenlerin bir ters, bir düz olarak yerleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Kaide ile pabuç arasinda silme, pabuç ile gövde arasinda ise poligonal formlu bilezik yer alir. Oldukça yüksek tutulan minarenin gövdesi de poligonal formludur. Gövdenin şerefeye yakin bölümünde alt kısmında olduğu gibi bileziğe yer verilmiştir. Şerefe altı püskül ve mukarnaslı olup, korkuluğu geometrik motiflidir. Poligonal formlu peteğin üst kısmında yüzeysel nişler bulunur. Piramidal külahı kurşun kaplıdır.

Doğu ve batı tarafları ise duvarla kapatılmış olup, diğer iki caminin aksine bu cephelere pencere açılmamıştır.

Son cemaat yerinin kemerleri, önde dikdörtgen formlu iki kesme taş ayak ile, yanlarda duvarlardaki konsollara oturtulmuştur. Bati duvardaki konsol mukarnaslidir. Ayaklar ayrica harimin kuzey duvarına kemerle bağlanmıştır. Böylece üç bölümlü olarak yapılan son cemaat yerinin üzeri pandantiflerle geçilen üç küçük kubbe ile örtülmüştür. Osmanli döneminin bir çok camisinde görüldüğü üzere orta bölüm yanlardakilerden biraz daha yüksek tutulmuştur. Aynı şekilde diğerlerinden farklı olarak adeta girişin bu bölümde olduğunu vurgulamak istercesine orta kubbenin eteğini mukarnas dizileri dolaşır. Ayaklar birbirlerine ve duvarlara ahşap gergilerle bağlanmıştır. Ayrıca her bir kubbenin eteğinde de kuzey güney doğrultusunda atılmış üçer gergi bulunur.

Taç kapı cepheden dikdörtgen bir kütle şeklinde biraz taşırılmıştır. Bu kütle içerisine sivri kemerli bir niş oluşturulmuş, tamamen mermer olan bu alana cümle kapısının basık kemeri yerleştirilmiştir. Niş kemeri ile cümle kapısının kemeri arasına ise iki parça halinde kitabe konulmuştur. Üstteki kitabe aynı zamanda yapının inşa tarihini de vermektedir.

Kitabenin metni:

Okunuşu: Kâle’llâhü tebâreke ve te’âlâ kitabihi’l-mübîn fî tarih-i sene 1005

Türkçesi: Allah teâlâ kitabında buyurdu ki sene 1005


Alt kısımdaki kitabenin metni:

Okunuşu: Selâmünaleyküm tıbtüm fe’dhulûhâ hâlidîn.

Türkçesi: Size selâm olsun, ebedî cennetlere girin.

Girişin iki tarafinda, son cemaat yerini harimle irtibatlandıran birer pencere bulunur. Dikdörtgen formlu pencereler sivri tahfif kemerlidir. Pencere ve kemerler duvara göre biraz içerlek tutulmuştur. İki renk taş ile örülen kemerlerin alınlıklarına rumi, palmet gibi motiflerden oluşan süslemeler yapılmıştır. Pencerelerin yan taraflarında ise poligonal formlu ve mukarnas kavsaralı mihrabiyeler yer alır.

Kare planlı harimin üzeri pandantiflerle geçilen kubbe ile örtülmüş, kubbenin yükü içeride büyük kemerlerle köşelere aktarilmiştir. Bu büyük kemerler dişaridan izlenememektedir. Kubbe, dişarida sekizgen kasnak üzerine oturtulmuştur. Kasnağın köşelerinde silindirik formlu ve benzeri uygulamalara göre oldukça mütevazi ölçülerde tutulmuş agirlik kuleleri bulunmaktadır. Alt pencereler ahşap kapaklıdır. Doğu ve batı cephelerdeki alt pencerelerin arasına birer dolap yerleştirilmiştir.

Mihrap, giriş gibi mermerdendir. Beden duvarından öne doğru taşırılan mihrap kütlesinin yan tarafları birer sütunce ile sınırlandırılmıştır. Poligonal planlı nişin kenarlarında sütunceler, üst kısmında ise mukarnaslı kavsara yer alır. Niş ayrıca profille çerçevelenmiştir.

Kesme taş ile yapilan minber, güney duvardaki bati pencere ile mihrap arasinda bulunur. Süsleme açisindan önemli bir özellik göstermeyen minberin süpürgelik kisminda yüzeysel nişler oluşturulmuş, yan aynaliklara kabartma üçgenler yerleştirilmiştir. Girişin taç kisminin etrafi mukarnaslarla süslenmiştir. Taht kismi ise önde bağımsız, arkada ise duvara bitişik olarak yapılmış dört sütun üzerine oturtulmuştur. Başliklar baklava dilimlidir. Üstte poligonal kasnak onun da üzerinde piramidal külah bulunur.

Mahfil harimin kuzeyini boydan boya kaplar. Mahfil dördü bağımsız, ikisi ise yanlarda duvar şakline dönüştürülen kısımlara bitiştirilen altı sütun tarafından taşınmaktadır. Poligonal formlu sütunların başlıkları baklava motifleri ile süslenmiş olup, birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmışlardır. Mahfilin tavanı nakışlı ahşap işçiliğinin önemli bir örneğidir. Tavan boydan boya ahşap çıtalarla ve ana kompozisyon olarak çok kollu yıldızların oluşturduğu geometrik motiflerle taksimatlandırılmıştır. Çıtaların aralarında kalan bölümler ise kırmızı, mavi, lacivert ve siyah gibi renklerle oluşturulan bitkisel kompozisyonlar, kalem işinin en güzel uygulamalarıyla süslenmiştir.

Nuh Paşa, caminin ayni zamanda inşa tarihi olan H.1005/ M.1596 yilinda, Zilhicce ayının sonlarında caminin vakfiyesini tanzim ettirmiştir. Arapça olan vakfiyede Nuh Paşa’dan övgü ile söz edildikten sonra, camiye gelir olarak Kahvehane, kahvehane bitişiginde firin, Eski Pazarda iki dükkan, şehir dişinda Beydegirmeni, Kakaç degirmeni, Fakih Ahmet degirmeninin bir kısmı vs. gibi akarlar vakfettiği belirtilmektedir.

Harime girişin üst bölümünde kitabesi bulunmaktadır. Evliya çelebi Karamandan bahsederken, bu camiden övgü ile söz eder. Çelebi yapı ile ilgili olarak şöyle der: “Nuh Paşa Camii gayet sanatlı ve nakışlı kargir yapı, kubbeli bir camidir. Kubbesi kurşunla örtülüdür. Bunun mevzun minaresi gibi minare hiçbir şehirde yoktur. Havlusunda fıskıyesi ve şadırvanı selsebil gibi bol su akutub cemaat abdestlerini tazeleyip Cenâb-ı Hakk’a yaklaşırlar, aydınlık ve ferah bir camidir. Bu şehirde bundan başka Kurşunlu cami yoktur”. Buradan da anlaşilacagi üzere yapinin üzeri orijinalde de kurşun kaplidir. Ayni zamanda avlusundaki şadirvan da günümüzde mevcut değildir.

 

Bu kategorideki diğerleri: « Orta Camii Külahçılar Camii »
Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Hakkımızda | Künye | RSS | Reklam Ver | İletişim | karamandan.com | ANT Ajans
Elemtere fiş, kem gözlere şiş