karamandan.com

Pabucu Dama Atmak

Elini açık tut,
Sofranı açık tut,
Kapını açık tut,
Gözünü bağlı tut,
Dilini bağlı tut,
Belini bağlı tut...

Yüzyıllar önce esnaflar arasında gelenek haline gelen bu ilkeler, şimdi toplumda ihtiyaç olan ahlaki değerleri tanımlıyor, değil mi?
Olumlu düşünüyorum ve Karaman’da kendinden önce başkalarını düşünüp kollayan; hak ettiğinden fazlasını istemeyen; kanaat ve tevazu ölçüleri içerisinde "hırs" ve "tama"dan uzak duran; kendi yeteneğine uygun bir işle meşgul olan esnaf ve ticaretle uğraşan çok sayıda insan olduğuna inanıyorum.

Etik ve ahlaki değerlerin korunmasına çok ihtiyacımız olan bu dönemde, ahilik sistemiyle ilgili bazı hatırlatmaları birbirimize yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bir örnek:

 

Fatih Sultan Mehmet ve diğer padişahların zaman zaman tebdil-i kıyafet gezip halkın arasına karıştığını hepimiz biliriz. İstanbul’un fethinden önce yine bir gün Sultan Fatih halkın arasına karışmış. Rastgele bir dükkâna girip 1 okka tuz, 1 okka şeker ve birkaç sabun istemiş. Dükkân sahibi 1 okka tuzu tartıp Fatih’e vermiş ve “diğer istediklerinizi karşıdaki komşumdan alın, çünkü O daha siftah yapmadı” demiş.
Memnun bir şekilde Sultan Fatih karşı dükkâna girip, istediklerini tekrarlamış. Dükkân sahibi bir çeşit malı tartıp vermiş ve o da “diğer istediklerinizi karşıdaki komşumdan alın, O da siftah yapsın” demiş. Üçüncü dükkân sahibi de aynı şekilde davranınca, Sultan Fatih’in gözleri dolmuş ve böyle üstün bir ahlaka sahip bir milletin olduğu bir ülkede padişah olmanın ne büyük bir onur olduğunu düşünmüş.
Şükrederek “ben böyle iyi ahlaklı bir halk ile değil İstanbul, tüm dünyayı fethederim” demiş.
Biz böyle üstün ahlak yaşamış olan bir milletin torunlarıyız.

Ahilik sisteminin eğitimcilere, esnafa, farklı sektörde çalışan herkese ışık tutacak önemli özellikleri var.

Ahilik sisteminde, işyerinde çalışanlar ile çalıştıranlar arasında pek fark yokmuş, hatta patronla işçi arasında baba-oğul ilişkisi varmış.
İşyeri, aynı zamanda sanatın ve ahlakın öğretildiği bir okul imiş. Emeğin karşılığı, çalışanının alın teri kurumadan ödenirmiş. İşyerlerinde çalışan ve çalıştıranlar dayanışma içerisinde olurmuş.
Bu uygulamanın, emek ve sermaye'nin barışık olduğu bir model oluşturduğunu düşünürsek, “iyi ahlaklı esnaf sisteminin” ülke ve dünya ekonomisine katkısı hakkında, sosyolojik açıdan söylenecek çok söz olur.
Japon sanayileşmesi, vazife şuur'u ve iş ahlakının samurayların geleneksel değerleri ve Konfüçyüs’ün felsefesine dayandırılması sonucu elde edilen başarılarla gerçekleşmiş. Gençleri sıkı bir iş disiplini ve güçlü bir ahlak eğitimi vererek yetiştirmişler. Aslında ahilik sistemi onların uyguladığı sistemden çok daha mantıklı kuralları içeriyor.

Esnaf ve ticaretle uğraşanlarda bulunması gereken vasıflar; vefa, doğruluk, emniyet, cömertlik, tevazu, affedici olma ve tövbe imiş. Şarap içme, zina, yalan, gıybet, hile gibi kötü davranışları sergileyenler meslekten ihraç edilirmiş.
Şimdilerde yargı kurumlarının yükünün çok fazla olduğunu göz önünde bulunduralım ve şöyle düşünelim. Halk olarak, herkes, bu tür olumsuz davranışları gösteren esnaf ya da ticaretle uğraşanlara bir ceza verebilir miyiz?
Kötü ahlaklı esnaftan alışveriş yapmamak dışında bir ceza veremeyiz sanırım. Ama ahilik sistemi olsaydı, halk olarak hepimizin bir yaptırım gücü olacaktı.

Pabucu dama atmak ve cereme

Esnaflık yapan bir kişiye, çıraklıktan kalfalığa geçişte peştamal kuşanma töreni yapılırmış. Çıraklıktan kalfalığa geçiş töreni öncesinde eğitimini tamamlanan çırağın pabucu dama atılır, böylece artık ustasından eski yakın ilgiyi göremeyeceği ifade edilirmiş. Bir yandan da kalfaya ait bir pabuç, zorunlu olarak dükkânının damına asılırmış. Sözünde durmama, tartıyı eksik yapma, işine hile katma vb kötü davranışı olanların pabucu, ahi şeyhi tarafından dükkânının damına herkes görecek şekilde astırılır, damda pabucu görenler de, bu esnafın kötü bir davranışı sebebiyle cezalandırıldığını bilir, ona göre davranırmış.
Bu uygulama, işini geliştirmek isteyen ve itibarına düşkün olan bir esnaf için aslında ağır bir müeyyide. Bir nevi protesto… Günümüzde “pabucu dama atılmak” deyimi bu uygulamadan geliyor.

“Pabucu dama atmak” ile ilgili bir başka rivayet de şu: Ayakkabıcılık yapan bir esnaf müşterisine bir pabuç yapmış. Pabuç sağlam olmayıp, kusurlu çıktığı için, müşteri gidip Ahilik teşkilatının yetkili kurullarına şikâyette bulunmuş. Yetkililer durumu incelemiş ve müşterinin haklı olduğuna karar vermişler. Teşkilat, müşterinin zararını tazmin edip kötü mal imal eden ayakkabıcının pabucunu dama atmışlar.

Yani, yanlış yapan ceremesini çeker…

Cereme; Osmanlı zamanında suçluların hapisten çıktıktan sonra, önceden suçlu oldukları için ödedikleri vergi... Buna ithafen, “bu suçu işledin ceremesini de ödeyeceksin, çekeceksin” denir.

Böyle bir sistem iyi bir ekonomist, iyi bir sosyolog tarafından üretilmiş olmalı.

Ahilik sistemi ile ilgili bir konu da çok etkileyici. Ahilikte sanatkârlar gündüzleri işyerlerinde Yamak-Çırak-Kalfa-Usta hiyerarşisi içinde mesleğin inceliklerini öğrenir, akşamları toplandıkları ahi konuk ve toplantı salonlarında aynı hiyerarşi içinde ahlakî ve felsefî eğitim görürlermiş.
Bu toplantı salonlarında ustaların fikrî konuşmaları; yamak, çırak ve kalfaların ahlakî ve fikrî yönden yetişmelerinde çok etkiliymiş.

Ankara`da çok uzun yıllar boyunca kentin yönetiminin `Ata Ahiler` tarafından gerçekleştirildiğini hatırlarsak, iyi ahlaklı insanların en iyi sosyologlar olduğunu bir kez daha kanıtlamış oluruz.

Çok eskiden kılıcı keskin, kalbi katı olanlar zamanın hükümrânı oluyormuş! Bugün ise kuvvet; akıl, bilgi ve güzel ahlakta...
Bu yazıyı okuyan bilinçli okurlar: İnsanın süsü yüz, yüzün süsü göz, aklın süsü dil, dilin süsü de sözdür. Dil, kalbin tercümanı, kalem de dilin vekilidir…
Niyetim asla akıl vermek değildir, kalemimi dilimin vekili kılmaktır.
Millet olarak bizim yükselişimizin ve saadetimizin anahtarının iyi ahlakta olduğunu hatırlatmaktır niyetim…

Özetle;

Esnaf iyi ahlaklı olsun; eğitimci kendini ve öğrencisini iyi yetiştirsin; yönetici adil ve profosyonelce davransın; işçi alınteriyle iyi iş yapsın; evhanımı evişlerini ve çocuklarını iyi yönetsin; memur gülenyüzle ve düzenli çalışsın, ……….
Kimsenin pabucu dama atılmasın… ( ! )


Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Hakkımızda | Künye | RSS | Reklam Ver | İletişim | karamandan.com | ANT Ajans
Elemtere fiş, kem gözlere şiş