15 yıl kadar önce bir seminerden sonra bazı üniversite öğrencilerinin konuşmacıların çok da bilgili olmadığı ve çok iyi konuşmacı olmadıkları hakkında yorum yaptıkları bilgisi gelmişti. O öğrencilerin (sayısı 15 kişi kadardı) tekrar toparlanması ve özel bir sohbet yapacağımı belirttim.
Yaklaşık iki ay sonra bu fırsatı sağladıklarını haber verdiler. Hemen gittim ve sohbete başladım. O gün benim konuşmayacağımı, en çok bildikleri konuda sadece beş dakika konuşana büyük bir hediye vereceğimi beyan ettim. İki arkadaş gönüllü oldu. Birincisi arabalar hakkında konuşacağını ve babasının tamirci olduğunu söyledi. Arkadaşlarının karşısına geçti ve sadece doksan saniye konuştu. İkinci arkadaş ise edebiyata ilgisi olduğunu ve bu konuda konuşacağını belirtti, sadece iki dakika konuşabildi.
Bu şahıslardan birincisi sadece araba markalarını ve kısaca özelliklerini söyleseydi bir saat konuşurdu. İkinci arkadaş da bildiği, duyduğu yazarları saysa idi en az on dakika konuşurdu.
O gün gençlerle çok uzun sohbet ettik, onlara söylediklerim bu gün tekrar aklıma takıldı. Gündemle dolaylı da olsa bir irtibat kurdum. Bazı insanlar çok bilgili olabilir fakat ifade edemezler. Bazıları bilgilerini yanlış yönde kullanabilirler. Bunların tam tersi olarak bilgisiz insanlar da kendilerini hitabet yetenekleri iyi olursa çok üstün ve doğru olarak tanıtabilirler.
Bilimsel veri değil sadece hayat tecrübelerimle bu günlerde konuşanların ne demek istediklerini anlamanız için bazı yöntemler yazmaya çalışacağım
Söylediklerinde tutarlılık yoksa; her gün, her hafta, her ay ve her yıl birbirinden tezat düşüncelerde yorum yapıyorsa.
Tavır ve davranışlarında ukalalık, kendini beğenmişlik, böbürlenme…vb varsa
Söyledikleri ile yaptıkları birbirine ters düşüyorsa mesela fakirlikten dem vurup zenginlerle işbirliği yapıyor, etrafındakilerin nasıl zengin olduğunu irdelemiyorsa.
Hiç hata yapmayan biri rolünü kimseye bırakmıyor, özür dilemesi gereken konularda bile üste çıkıyorsa.
Bir yazı yazınca içine yüzlerce yabancı terim ve kelimelerle doldurarak okuyanların iyiliği ve bilgilenmesi için yazdığını belirterek çokbilmişliğe soyunuyorsa.
Konuşmaların da ve yazılarında (eski fikrini biliyorsanız) çark etmiş gibi yeni fikirlere yelken açıyor ve güç kimdeyse onun fikrine onay makamı gibi çalışıyorsa.
Hiç inanmadığı ve tasvip etmeyeceği konuları bir gün sonra son gayretiyle bazı güçlere yaranmak için savunur hale geliyorsa.
Çok uzatmak istemiyorum ve yıldız işaretinin satırı doldurmasını da istemiyorum. Siz hangi tür yönetici ve hangi tür yazarlardan bahsettiğimi etrafa bakarsanız görürsünüz. İşte bu ve
bundan başka bir çok maddede açıklamaya çalıştığımız arkadaşlara karşı sizi uyarmak istiyorum. Bunlar mevki-makam için, maddi çıkar için veya bilemediğimiz bir çok edinim için
kendilerini yönettirirler ya da içlerinde bize garez vardır ve yaptıklarından dolaylı tatmin duyuyorlardır. LÜTFEN DİKKAT
NOT: Cuma günkü yayınlanacak olan yazımı da lütfen dikkatle okuyunuz.
SEVGİ ve SAYGILARIMLA
Hasan Hüseyin şanlıtürk
15 yıl kadar önce bir seminerden sonra bazı üniversite öğrencilerinin konuşmacıların çok da bilgili olmadığı ve çok iyi konuşmacı olmadıkları hakkında yorum yaptıkları bilgisi gelmişti. O öğrencilerin (sayısı 15 kişi kadardı) tekrar toparlanması ve özel bir sohbet yapacağımı belirttim.
