Siyaset Nedir

Yazan  H. Hüseyin Şanlıtürk

Sürekli siyasi yazı yazmam konusunda istekler alıyorum. Siyasi yazılar yazmak, yorumlarda bulunmak, eleştirmek, övmek benimde çok istediğim ve beynimde fırtınalar kopardığım bir konu. Fakat kısa bir süre önce MHP’nin aday adayı olmamdan dolayı yazdığım her yazı isteyenin istediği yere çekeceği,yanlış yorumlamalara sebep olacağı endişesini de içimde barındırıyor. Fesad insanlara 29 Mart 2009’a kadar bu imkanı vermeyeceğim. O tarihten sonra siyasi yorumlamalarda tabii ki bulunacağım.

İnternet, siz okuyucularımın da bildiği üzere en kolay bilgi alış-verişinin olduğu ortamdır. Haberi okuyup anında altına kendi yorumunuzu ekleyerek diğer okuyucularla da bunu paylaşabilmektesiniz. Bu da sizi bilmem ama benim çok hoşuma giden bir bölümdür. Haberi okuduktan sonra yorumlara mutlaka bakarım. Yazanların hangi kıstaslarla bu yorumu yaptıklarını düşünür, birbirlerine cevap yazanları heyecanla okurum. Eleştirilerine bir de kendi penceremden bakarım.

Eeee konuya girelim diyorsanız işte konu.

İslam Ahlakı ve Türk Töresine göre ilmi eleştiriler ve yöneticilere yönelik değerlendirmelerde;  eleştiren kişi eleştirilme  konumunda olan kişiyle bilgi birikimi, ahlak yapısı ve kariyeri bakımından eşit veya üstün olmalı. Eleştirdiğimiz kişiyi ilk önce birebir tanımaya çalışmalı, ona imkan yoksa sağlam kaynaklardan bilgi almalı neticeye vardıktan sonra da durmamalıyız. Veriler iyi ise övgüler yağdırmalı, kötü ise (saygı sınırları içinde olmak kaydı ile) o kişinin hak ettiğini vermeliyiz.

Kahvehanede oyun oynarken ‘’ Bu da çok kapasitesiz’’ diyerek 1 ile 13 arası bir kapasite değerlendirmesi yapan şahıs konumunda olmamalı, ya da seçim bürolarında bedava çay için hak etmeyen insanlara övgüler yağdırmamalıyız. Gerçi bu yazıyı okuma nezaketi gösteren ve zaman ayıran sizler bu konumda olamazsınız ama etrafımızda ki insanları uyaralım diye ve  ‘’Fikirler paylaşıldıkça büyür’’ mantığı ile bunları yazıyorum.

Acaba adaylar ne kadar kitap okudular? Ya da hiç okudular mı?

*Adayların  bilgi birikimleri ve aday oldukları konumla ilgili çalışmaları nelerdir?

*Ahlaki yapıları, insanlarla diyalogları, konuşmaları, huyları nedir?

Kendimizde hiç olmayan özellikleri bile adaylarda aramak zorundayız. Çünkü bizi yönetmeye talip olanların bizden daha üstün olmaları gerekmektedir. Ahbap-çavuş ilişkisi ile ülkemizin ve şehrimizin geldiği durum bellidir. Daha önce ki yazılarım da belirtmiştim.

Eğer övgüyü hak edenleri över, haksızlara da yüzlerine karşı söyleyebilirsek işte kurtuluşun başlangıcı o gündür.

Bu yazıyı da veciz sözlerle bitirmek istiyorum.

*Ayıbını sana karşı söyleyen, karanlıktan aydınlığa doğru yol gösteriyor demektir.  F. ATTAR

*Gerçek başarısızlar, hatalarını tecrübeleriyle düzeltmeyenlerdir.  E. HUBBART

*Bir işi yapmanın iki yolu vardır. Bir iyi yol, iki kötü yol

*Akıllı insan kazandığı paranın birazını, aldığı nasihatın çoğunu bir yanda biriktirir

Saygı ve Sevgilerimle.

Hasan Hüseyin Şanlıtürk

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile