karamandan.com

Lisan ve Cenab-ı Yunus Emre Üzerine

Lisan mevzuu edebiyat üzerinde önemli tartışmalara sebebiyet vermiş ve bugüne kadar gündemdeki yerini korumuştur. Hususiyetle klasik edebiyatımız üzerinde cereyan eden mülahazalarda bu daha da depreşmektedir.

Her ne zaman Yunus Emre’den mevzuu açılsa söylenenler Cenab-ı Yunus’un lisanının ne kadar sade ve herkesçe anlaşılmaya müsait olduğunu ifade ederler. Külliyen yanlıştır ve hatalarla doludur bu söylem. Yunus Emre’nin Nutuk’larını bu anlıyorum diyenlere sormak lazım ne “anladınız” diye? Bir defa klasik edebiyatımızın önemli bir kolu olan Tekke Edebiyatı temel olarak tasavvufa dayanır. Tasavvuf ise ayrı bir lisanı olan bugünün söylemiyle terminolojisi olan bir alandır. Tasavvuf her haliyle “sır” üzerine kuruludur ki, zahiren söylenenlere itibar vermez “batini” alana yüzünü döner. Şu her şeyi anlıyorum diyenlere;

Lisan mevzuu edebiyat üzerinde önemli tartışmalara sebebiyet vermiş ve bugüne kadar gündemdeki yerini korumuştur. Hususiyetle klasik edebiyatımız üzerinde cereyan eden mülahazalarda bu daha da depreşmektedir.

Her ne zaman Yunus Emre’den mevzuu açılsa söylenenler Cenab-ı Yunus’un lisanının ne kadar sade ve herkesçe anlaşılmaya müsait olduğunu ifade ederler. Külliyen yanlıştır ve hatalarla doludur bu söylem. Yunus Emre’nin Nutuk’larını bu anlıyorum diyenlere sormak lazım ne “anladınız” diye? Bir defa klasik edebiyatımızın önemli bir kolu olan Tekke Edebiyatı temel olarak tasavvufa dayanır. Tasavvuf ise ayrı bir lisanı olan bugünün söylemiyle terminolojisi olan bir alandır. Tasavvuf her haliyle “sır” üzerine kuruludur ki, zahiren söylenenlere itibar vermez “batini” alana yüzünü döner. Şu her şeyi anlıyorum diyenlere;

“Beni bende demen ben değilem,

Bir ben vardır bende benden içeru.”

Ayrıca;

“Çıktım erik dalına

Anda yedim üzümü

Bostan ıssı kakıyıp

Der ne yersin kozumu”

Bu işler bu kadar basit değildir. Bir de şu analiz yapılıyor, efendim Hazret-i Mevlana Farsça yazmış, Yunus Emre Türkçe yazmış, falanca Osmanlıca yazmış. Hatanın neresinden tutalım, kendinden bihaber olmanın nişanesini ancak bir insan böyle gururla taşır ve etrafa da belli eder. Hazret-i Mevlana Celaleddin-i Rumi ile Yunus Emre mukayese edilir mi? Bu muhterem ve muazzez insanlar bizlerin yarıştırmalarına alet olmak için bu eserleri söylemediler, aşk için yazdılar ve söylediler. Böyle delice mukayeseler gereksiz bir uğraştan öteye gitmemektedir.  Yunus Emre’yi anlamak ancak bir derinlikle olur, kusura bakmasınlar kimse kolayca bu eserleri anlayamaz.

Karaman her anlamıyla Yunus Emre’ye sahip çıktığını söylüyor. Bundan önce yapılanlar Yunus Emre Karamanlıdır demekten öteye gitmemekteydi. Biraz tenkit yapmak istiyorum: açizane bazılarına kızgınlığımda vardır. Cenab Yunus Karamanlıdır diyoruz ama hiçbir şey yapmadık. Hele şükür ki, bu sene ciddi adımlar atılmaya başlandı. Bunca senedir Yunus Emre için bir ihtisas kütüphanesi kurmak kimsenin aklına gelmedi mi? Türkiye’de Yunus Emre üzerine yayınlanan ne kadar tez, kitap, makale ve aklınıza her ne gelen varsa bir yerde toplansa ne kadar güzel olurdu.

Yunus Emre Karamanlıdır tartışmasından artık vazgeçmeliyiz. Yunus Emre bizimdir, bu topraklarındır biz kimi paylaşamıyoruz. Karamanlı olup olmaması ne önem taşır? Kendi ülkemizin değerlerini ayrılık noktasına getirenlere çok kızgınım. Ülkemizin her değeri, her mukaddesatı mühimdir bizi biz yapanlardır. Yunus Emre gönül insanıdır bir mekanla anılamaz.

Hazret-i Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretlerinin muhterem valideleri ilimizde sırlanmıştır malum-u âliniz üzerine. Kubbet-i Hadra Konya’da, Mader-i Mevlana ise Karaman’dadır. Karaman artık kendisine yeni bir marka yaratma peşinde olmalıdır. Karaman bu özelliklerini kullanırsa yeni bir merkez olabilir.  Konya ve Karaman arasında yaratılan sun’i bir rekabette eskiden çok gündemdeydi. Konya ve Karaman’ın istikbali ortaktır, bunu herkes bilmeli.

Buradan bir teşekkürü borç bilmek lazımdır, Karaman Valiliği ve Belediye işbirliğinde birçok önemli araştırmacı ilimize geldiler ve Yunus Emre üzerine konferans verdiler. Prof.Dr.Kenan Gürsoy Beyefendi, Prof.Dr.Cihan Paçacı ve Mustafa Tatçı Beyler’in geldiğini duydum. Umut ederim ki bunların devamı gelir ve daha da önemlisi kurumsallaşır.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Ana Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Hakkımızda | Künye | RSS | Reklam Ver | İletişim | karamandan.com | ANT Ajans
Elemtere fiş, kem gözlere şiş