Peki, kendimizi hangi yere koyalım, en iyisi hiç uzatmadan ben söyleyeyim. Bizler “enis” olarak kabul edelim İnsan’ı her ne kadar unutkan olsak da…
Tasavvuf’un özü ne demektir biliyor musunuz? Allah İnsan’a İnsan’dan tecelli eder! Yani Hz. Allah her varlığa kendi esmasından istediği gibi hususiyetler vermiştir. Yani bütün varlıklarda Hz. Allah’ın ismini görmek mümkündür.
İnsan ile başlayalım dedim. Çünki eski zaman evlerinde Çelebi efendiler duvarlarına bugünkü gibi bizlerin tuttukları takımların bayraklarını değil manalı sözler asarlarmış. Bunlara malum-u âliniz “hat” yani güzel yazı denir. Bunlardan biri de “Hz.İnsan” hat yazısıdır. İnsan’a verilen önem medeniyetimizin özüdür, korudur. O ateşi yakan ruhtur İnsan. Her şey İnsan için ve İnsan’a göre diye boşa dememişler…
20.yüzyıl’ın büyük Dost’larından Kenan Rifai [Büyükaksoy] Nutk-u Şerif’lerinde şöyle diyor:
Hak suretidir âlem-i imkan ile adem
Bundan güzeli nerde ki cennete mi sandın
Her yer ne güzel menba-ı hüsn, İnsan güzeli
Sende bu Cemali Huri Gılmanda mı sandın
Lügat
Menba-ı hüsn: Güzellik kaynağı
Huri: Dişi Melek [Cennet Hizmetkârı]
Gılman: Erkek Melek [Cennet Hizmetkârı}
Gökhan Çınkara
Gökhan Çınkara Kimdir? Özgeçmişini Okumak İçin Tıklayınız
İnsan dediğimiz mahlûk sahiden ne manaya gelir? Kendimizi insan olarak addederiz lakin manasının ne olduğunu hiç düşünmeyiz yani idrak etmeyiz. İdrak bu hususta çok mühim bir yer alır. Çünkü Hz. Allah “İnsan”ı yarattığı diğer mahlûkattan ayırmak için ona irade bahşetmiş bu iradesi ise İnsan’ın Hz. Allah’ın “Esma”larını idrak için verilmiş bir araçtır.
