Türk Dili Başkenti Olmak Kolay Değil

Yazan  Fatih Akbay

Konya’dan Karaman’a gelirken, şehir girişine yaklaştıkça ilimizin özelliklerini anlatan çeşitli tabelalarla karşılaşıyoruz. İçlerinden bir tanesi var ki benim çok hoşuma gidiyor.

Türk Dilinin Temiz İkliminden Olumsuz Yansımalar

Konya’dan Karaman’a gelirken, şehir girişine yaklaştıkça ilimizin özelliklerini anlatan çeşitli tabelalarla karşılaşıyoruz. İçlerinden bir tanesi var ki benim çok hoşuma gidiyor.

“Karaman’a, Türkçenin temiz iklimine girdiniz, hoş geldiniz.”

Türk dilinin temiz iklimi, mükemmel bir tanımlama. Ancak gelin görün ki şehrin içine gelince bu temiz iklimi maalesef belediye ilanlarında bile göremiyoruz.

Bahsedeceğim konu kullanılan yabancı kelimeler değil. Aslında bu konu üzerinde bir daha konuşmayacağım, yazmayacağım kararı da almıştım kendimce. Sanıyorum ki bizler Türk dilinin temiz ikliminin, sadece ve sadece Türkçe kelimeler kullanarak oluşturulabileceğine inanıyoruz.

Daha önce de birkaç kez bahsetmiştim. Türk diline başkentlik yapmak sanıldığı kadar kolay bir iş değil. Türk dilinin başkentliğini yapmak sadece Türkçe kelimeler kullanmak ve kullanmaya özen göstermek de değil. Türk dilinin başkentliğini yapmak birkaç dükkan tabelasındaki yazıları göstermelik bir şekilde değiştirmek hiç değil.

Eğer Türk diline başkentlik yapacaksak dilimizi hem yabancı kelimelerin saldırılarından koruyacağız hem de dilimizi doğru kullanacağız, noktalama işaretlerine ve yazım kurallarına dikkat edeceğiz. Bunlardan birini yapar diğerini yapmazsak komik duruma düşeriz.

Eğer biz bağlaç olan –de, -da ile ek olan –de, -da’nın kelimeye bitişik mi yoksa ayrı mı yazılması gerektiğini bilmiyorsak, kendimizi Türk diline başkentlik yapacağız diye zorlamayalım.

Resimde görülen ilandan bahsediyorum. Bağlaç olan –de, maalesef kelimeye bitişik yazılmış, ayrı yazılması gerekiyorken. Türk dilinin başkentinde, dilimizi doğru kullanamamanın bir göstergesidir bu ilan.

Gelin hep birlikte başkentliğimizi doğru bir şekilde yapalım.

Bu konu için yediden yetmişe hepimiz üzerimize düşen görevleri yapalım, her şeyden önemlisi belediyemizde en azından bir tane dil uzmanı çalıştıralım.

Belediyenin yapacağı yazışmaların, vereceği ilanların bir süzgeçten geçirildikten sonra -Türk dilinin temiz iklimine yakışır bir şekilde- gerekli düzeltmelerinin bu uzman ya da uzmanlar tarafından yapılmasını sağlayalım.

Bu iş için kadrolu ya geçici bir istihdama da ihtiyaç duymayalım. Zira bu konuda gönüllü olarak çalışabilecek çeşitli meslek gruplarından pek çok kişiyi bulmanın mümkün olduğunu unutmayalım.

Sahip olduğumuz değerlerin sonuna kadar arkasında durabilmek temennilerimle.

Fatih Akbay
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile