Isırgan Otu

Yazan  Fatih Akbay

Bir zamanlar bir ihtiyarın bahçesinde türlü türlü çiçekler varmış.

Bir zamanlar bir ihtiyarın bahçesinde türlü türlü çiçekler varmışAkıllara gelebilecek her türlü çiçeğin bulunduğu bu bahçede bir tane de ısırgan otu yer alıyormuş. Bahçeyi gören bütün insanlar ısırgan otunu fark etmeden diğer çiçekleri koklayıp “Aman da ne kadar güzel” vb. sözler söyleyip o çiçekleri gururlandırırlarmış. Isırgan otu bu hale şüphesiz üzülürmüş ama insanlara da hiç güvenmezmiş.

 

Bir gün bahçedeki diğer çiçekler ısırgan otuyla dalga geçmeye başlamışlar.

“ Senin burada hala ne işin var?”

“ İhtiyarın hangi misafiri seninle ilgileniyor? Acıyorum sana.”

“ Senin burada yerin yok, Allah korusun seni gören birisi bizlerden de uzaklaşabilir.”

“ Güzelliğimizi gölgeleme ve çek git.”

Isırgan otu bu sözler karşısında çok derinden üzülmüş. Arkadaşlarına bir şey söylememiş ama onların yanlış düşündükleri, kendilerine söylenen her söze inandıkları için onlara içinden kızıyormuş da.

Bir gün bahçenin sahibi ihtiyar ölmüş. Bahçe sahipsiz kalmış. Yoldan geçen insanlar, mahallenin haylaz çocukları bir bir bahçeye gelip güzelim çiçekleri koparmaya, yapraklarını ayırmaya, çiçeklerle top gibi oynamaya başlamışlar. Her geçen gün bahçedeki güzel çiçeklerin sayısı azalmış. Azalmış da azalmış… Sonunda bahçede birkaç çiçek ve ısırgan otu yalnız kalmışlar.

Çiçekler düşünmeye başlamışlar, biz güzel çiçekler bir bir yok olurken kimse ısırgan otuna yanaşamıyor, iyi ama bu nasıl oluyor? Bu soruya ısırgan otu cevap vermiş: “Bende sizde olmayan bir şey var. Tamam sizler çok güzel çiçeklerdiniz ama beni de hor gördünüz. Ben sizler gibi gururlu değildim. Benimle dalga geçmeseydiniz ben bahçenin etrafına arkadaşlarımı çağıracak, insanların size zarar vermelerini önlemeye çalışacaktım. Ama kalbimi çok kırdınız.”

Çiçekler yaptıkları hatanın farkına geç de olsa varmışlar. Isırgan otundan bir bir özür dileyip yeni ve güzel bir bahçe kurmak için çalışmaya hep birlikte başlamışlar. Sonra eskisinden daha güzel bir bahçe çıkmış ortaya. Bütün çiçekler kardeşçe yaşayarak bütün güzelliklerini göstermiş sevdiklerine.

 

İlköğretim 6.sınıf öğrencisi, kardeşim Berfin Yılmaz’ın kaleminden çıkan bu güzel denemeyi her okuduğumda aklıma özetle şunlar geliyor:

Ne oldum dememeli insan, ne olacağım demeli.

Hor görmemeli etrafındakileri.

Göremediği veya farkında olamadığı özellikleri olabileceğini bilmeli herkesin.

Gülebilmeli her zaman, inadına gülebilmeli hatta.

Keşke demeden yaşayabilmeli, her ne kadar imkansız olsa da.

Saygılı olmalı.

Sevgiyle bakabilmeli.

Hakkımızda hayırlı olacak –meli, -malı şeklinde biten bütün ifadelerimizin gerçekleşmesi temennilerimle.

Esen kalın.

Fatih Akbay

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile