Diyelim ki ilimizde sofralarımıza gelen somun ekmekleri imal eden yirmi fırın olsun. Bu yirmi fırının işletmecileri bir masaya oturuyorlar. Masada bazı kararlar alıyorlar. Ekmek sattıkları bakkal, market, alışveriş merkezi gibi yerleri kendi aralarında eşit ya da yakın sayıda paylaşıyorlar. Kendi aralarında bir şirket kuruyorlar. Masaya oturan fırın işletmecileri kendi aralarında paylaştıkları bakkal, market veya alışveriş merkezlerinden başka yerlere ekmek satmıyorlar. Bakkal, market ya da alışveriş merkezleri de başka fırınlardan ekmek isteseler de alamıyorlar. Bazı özel durumlarda masaya oturan başka bir fırınla yer değiştirebiliniyor.
Somun ekmek üreten fırın işletmecilerinin bu hareketleri birlikten kuvvet doğar sözünü hatırlatıyor.
Peki ama ya işletmecilerden biri ya da birkaçı bu masaya oturmazsa? Bu durumda da anlaşmaya oturan işletmeciler anlaşmaya oturmayan işletmecileri ikna etmeye çalışıyorlar. Nelerle ve ne koşullarla ikna ediyorlar bilinmez ancak ilimizdeki bütün fırıncılar eğer aynı masaya oturabiliyorlarsa demek ki ikna edici çalışmalar elle tutulur, gözle görülür cinsten olsa gerek.
İşte bu noktada akıllara şu soru geliyor: Somun ekmek üreten fırın işletmecileri neden böyle bir şirket kurma kaygısı güdüyorlar?
Cevap için biraz ipucu vermek gerekirse; “Bir gecede 40 kuruştan 60 kuruşa çıkan ekmek fiyatları, tepkiler yüzünden zam oranını yüzde elliden düşürülerek yüzde yirmi beş olması, ilimizdeki bütün bakkal, market veya alışveriş merkezlerinde ekmeğin tek fiyat olması. (50 kuruş)”.
Son günlerde bazı yerlerde ekmeğin 40 kuruştan satıldığı hususuna dikkat edecek olursak bu şirkette(!) çatlaklar oluşmaya başlamış gibi görünüyor. Bakalım ekmeğimizin akıbeti ne olacak? Ekmeğin fiyatında ve kalitesinde sürpriz değişimler kapıda gibi görünüyor.
Esen kalın.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir