Ayakkabısı olmayan bir insan için en büyük hayaldir, yepyeni ayakkabılar. Bu ayakkabılara sahip olabilmek içindir yapılan dualar. Sahip olunamadığı için yapılan sitemler de hissettiğimiz mutsuzluk duygusu da bu yüzdendir. Ta ki ayakları olmayan birisi görülünceye kadar. İşte o zaman yapılan sitemlerin, hissedilen mutsuzluğun boşuna olduğu anlaşılır.
Arabası olmayan bir insan için en büyük hayaldir, bir araba. Bu arabaya sahip olabilmek içindir yapılan dualar. Sahip olunamadığı için yapılan sitemler de hissettiğimiz mutsuzluk duygusu da bu yüzdendir. Ta ki arabayı kullanabilecek elleri, kolları olmayan birisi görülünceye kadar. İşte o zaman yapılan sitemlerin, hissedilen mutsuzluğun boşuna olduğu anlaşılır.
Evi olmayan bir insan için en büyük hayaldir, minik ve sevimli bir ev. Bu eve sahip olabilmek içindir yapılan dualar. Sahip olunamadığı için yapılan sitemler de hissettiğimiz mutsuzluk duygusu da bu yüzdendir. Ta ki hastalığı sebebiyle her zaman hastanede kalmak durumunda olan birisi görülünceye kadar. İşte o zaman yapılan sitemlerin, hissedilen mutsuzluğun boşuna olduğu anlaşılır.
Bazen sahip olduklarımızın değerlerini anlayamıyoruz. Ayağımızın altında bir sürü merdiven varken içlerinden bir tanesini dik koyup yukarılara kolayca çıkamıyoruz, bu merdivenleri yatay bir şekilde üst üste koyuyoruz ve eziyet çekiyoruz, mutsuz oluyoruz.
İşin ilginç olan tarafı ise bu okuduklarımıza hak verirken, bunların doğruluğuna inanırken, ben de dahil olmak üzere birçoğumuz hala bazı sitemlerde bulunmaya, kendimizi mutsuz hissetmeye devam edebiliyoruz.
Öyle durumlarla karşılaşıyoruz ki bu durum bizlere sahip olduklarımızın asıl değerlerini unutturuyor sanırım. Ya da isteklerimizin sınırsızlığı ve onlara ulaşma hırsımız buna neden oluyor olsa gerek.
İşte tam bu noktada şunları hatırlamak bile aslında mutlu olmamız için bir neden olarak gösterilebilir:
(Alıntıdır.)İnanan bir kalbimiz ve sağlıklı bir bedenimiz varsa, milyonlarca insandan daha bahtiyarız.
Buzdolabımızda yiyecek bir şeyler, sırtımızda bir elbisemiz, başımızın üstünde bir çatı ve uyuyacak bir yatağımız varsa, bu dünyada yaşayan insanların %75'inden daha zenginiz.
Eğer bir savaşın korkunçluğunu yaşamamış, bir hapishanenin yalnızlığını tatmamış ve açlık içinde kıvranmamışsak, bu dünyada yaşayan 500 milyon insandan daha şanslıyız.
Ve eğer bu yazıyı okuyabiliyorsak, yeryüzünde okuyacak hiçbir şeyi olmayan en az iki milyar insandan daha talihliyiz.
Sahip olduklarımızın gerçek değerlerini unutturacak sıkıntılarla karşılaşmamanız temennilerimle…
Uzaklara çok uzaklara giden birinin ardından…
Bir masal perisine aşığım,
Bu canımı yaksa da
Aklımı kaçırsam da
Umurumda değil.
Ben zaten delirmişim.
Aşkım bir masal perisi.
Fatih Akbay
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir