Lütfen Bu Yazıyı Okumayınız

Yazan  Fatih Akbay

Başlığı doğru okumamıza rağmen bu yazıyı okumaya karar veriyoruz.
Merak ediyoruz çünkü.
Bu başlığı ve başlığın içeriğini anlamak veya öğrenmek için istek duyuyoruz.
Bunu kurcalamak istiyoruz.

Madem bu yazıyı merak edip okumaya karar verdik o zaman iyi ki merak etmişiz ve okumuşuz diyebileceğiniz bir durumdan söz etmekte fayda var.
Anlamsız olsa da çimlere basmayın yazısı ile karşılaşıyoruz, takmıyoruz, çimlere de basıyoruz.
Sessiz olunuz yazısına rağmen bağıra bağıra konuşuyoruz.
Sıraya giriniz uyarılarını okuyoruz da sanki anlamıyoruz, inadına bir öne nasıl geçerim sorusuna cevap arıyoruz.
Hala yerlere çöp atmayınız uyarıları ile karşılaşıyoruz malesef. Yine de yerlere atıyoruz çöpleri.
Hamile ve çocuklu bayanlara, yaşlılara otobüslerde ayrılan yerleri işgal ediyoruz, karşımızdaki uyarı yazısına rağmen.
Sigara içmeyiniz denildikçe bir tane daha yakıyoruz.
Neredeyse bütün uyarıların tam tersini yapıyoruz.
Toplum olarak sanki yanlış bir anlayışa sahibiz gibi görünüyor ancak durum öyle de değil.

Aktekke camisinin avlusunda şöyle bir uyarı levhası bulunuyor: Lütfen buradan ilerde saf tutmayınız. Cuma namazlarında, avlusunda bile yer bulmanın neredeyse imkansız olduğu bu camide bütün insanlar bu uyarıyı dikkate alıyor. Cuma namazı süresince görevlilerce belirlenmiş yerin ilerisinde insanlar saf tutmuyorlar.

Buradan şu sonuca varmak mümkün. Demek ki insanlar çevreyi kirletmemek, çevresine zarar vermemek, saygılı olmak gibi davranışları birer ibadet olarak algılamıyorlar.
Sonuç olarak, toplum kurallarına uyulması evrensel ahlak ilkelerindendir. Bütün dinler toplum kurallarına uyulması gerekliliğinden bahseder. Bu kurallara uymak herşeyden önemlisi toplumun düzeni içindir. Hangi dine mensup olursak olalım, neye inanırsak inanalım bir gerçek vardır ki toplumun düzeni için ortaya konulan kurallara uymak da birer ibadettir.

Anlattığım bu olaya şahit olmak için bir cuma namazında Aktekke Cami'sinin avlusunda buluşmaya ne dersiniz?

Değerli okurlar; bu siteye, bu köşeye, yazılarıma göstermiş olduğunuz ilgi için herkese çok teşekkür ederim. Almış olduğum olumlu veya olumsuz eleştirilerin benim için son derece önemli olduğunu bir kere daha belirtmek istiyorum. Bazı okurlarımdan yazılarımın kısa olduğu yönünde yorumlar almaktayım. Bunu biraz açmak gerekirse, yazılarım için kısa yerine öz demek daha anlamlı olur diye düşünüyorum. Uzun yazılarla sizleri sıkmak, değerli vaktinizi almak istemiyorum. Kısa ve öz bir şekilde anlatmak istediğimi yazmanın daha etkili olacağı kanısındayım. Böylece sadece bu köşeye değil diğer köşelere de ayıracak vaktiniz olacağına inanıyorum.

Muhabbetle…

Fatih Akbay
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile