Bir varlık düşünün ki hayatınıza tat katsın, onu anlamlandırsın. Varlığı tüm renklere ve ışığa, yokluğu ise karanlıklara sebep olsun.Yaşamınızın en büyük aydınlığı, davranışlarınızın tek erdem kaynağı o olsun. Sizi koşulsuz seven, her daim yanınızda olan, her hatanızı affedebilen tek ve engin merhamet sahibi. Her derdinize ortak olan, yardımlarını asla esirgemeyen; sizi sizden önce ve sonra tek anlayabilen..
Aranızda var mı acaba böyle bir varlığı bilen? Bilmekle kalmayıp birlikte olan. Evet ben biliyorum ve elimden geldiği kadarıyla da yanında olmaya çalışıyorum. Daha doğrusu yanımda olması için yanında olmaya çalışıyorum. Çünkü benim varlığımın, onun yanında olmasının pek bir önemi yok.(kendi açımdan) Ama onun benim yanımda olmaması her şeyimin yitirilişi demek. Hem de sonsuza dek. Ben her şeyimi değil onu kaybetmek istemiyorum. O olunca da zaten her şeyim olmuş oluyor. Hayatımın tüm neşesi, tüm rengi, tüm tadı..
Bir zamanlar tam ayırımına varamamış, daha doğrusu neyi seçeceğime karar kılamamıştım. Bir süre sonra yanımda olmak istedi ve o zaman tercihimi yaptım. Tabi ki bende onun yanına, yoluna vardım. Öncesindeki süreç ise çok renksizdi. Hayatın ne bir tadı ne de anlamı vardı. Hatta en somut benzetmeyle tuzsuz yemekten hiçbir farkı yoktu.
Tavan ile taban arasında sık sıçrayışlar vardı.Tatminsizlik, hiçbir şeyi beğenmeme, hiçbir şeyden zevk alamama vardı. Karamsarlıklar hat safhada; acı, hüzün, keder ve mutsuzluk tüm hayata hakim durumdaydı.
Derken bir gün bulutlar dağılmaya başladı. Güneş sevimli ve güzel yüzünü sıcacık, içten bir gülümsemeyle göstermeye başladı.
İşte o andan itibaren ışıl ışıl bir aydınlık kapladı dünyamı ve etkileşimimdeki başka dünyaları…
Sizlere de onun varlığıyla hayat bulan, aydınlanan güzel günler diliyorum…
Canan Selvi

