Sevdim, zamanla daha çok sevdim. Ve sonunda en kötüsü oldu. Artık sevmiyordum, aynı zamanda çok da alışmıştım. Alışkanlıklardan vazgeçmek çok zordu. Çünkü bir bir tanışmış, zamanla kaynaşmış, nihayetinde emek harcamıştım. O kadar bütünleşmiştim ki ihtimaller arasına ayrılığı koyamıyordum bile.
Her şey rayında tıkır tıkır ilerliyordu, düzen oturmuştu. Uzun vadeli planlar konuşulurken artık, bir anda her şey tersine işlemeye başladı. Farkında olmadan zincirin halkalarından birini sağlam geçirememiş olmalıyım ki, zincir aniden kopuverdi. Ve her şey birbirine o kadar bağlıydı ki, biri diğerine değmeden daha, öteki yıkılıyordu.
Yanlışın ne olduğu artık önemli değildi o kadar. Herşey olacağına varmış, zaman düşünemediğim şeyleri yaşatmaya başlamıştı tüm acımasızlığıyla.
Gitme vakti gelmiş, hatta çatmıştı. Öyle bir çatıştı ki bu arkamda bırakacaklarıma bi Elveda diyecek zamanı bile çok görmüştü.
Her şey de bir hayır vardı,bunda da mutlaka olmalıydı. Böyle düşününce hafifliyordu ayrılığın acısı...
Ve umutsuz yaşanmazdı. Belki, belki ileride daha iyi bir vaziyette Merhaba diyebilme umuduyla gönlün derinliklerinde, istemeyerek de olsa şimdilik ELVEDA…
Arkamda koca bir dünya bıraktım, geldim. Hal bu ki öyle kazımıştım ki yerimi. Artık bende onlardandım. Onlar bana, ben onlara çok alışmıştım. Önce dedim hiçbir konuda asla önyargı yok. Daha büyük bir yerden gelmiş olabilirsin ama burada yaşamayı da öğrenmelisin. Kendi hayat mücadeleni artık kendin vermelisin. Her yer bir olmuyordu haliyle. Burada yaşayanlar da candı..
