Karamandan.com

Merhaba Dost Merhaba
Salı, 02 Şubat 2010 15:01
-Tüm Dostlara-

Bir ceviz ağacının altında hıçkırarak ağladığım bir yaz mevsiminde, yaşamak için o kadar güzellikler var iken çevremde, insanlar arasında yalnızlığın feryadı yükselirdi göklere.

Oysa dost biz bu dünyaya gelirken de hıçkırıklara boğulmuştuk ilk nefesimizde, bu feryadın tek sebebi ayrılmışlık, kopmuşluk bir meyvenin koparıldığı gibi dalından, kim bilir beklide arayışlarımızın feryadımızın sebebi koparıldığımız dala geri dönmekti.

Benim için kokuların en güzeli olan anne kokusu, güneşten bile daha şefkatli o duygu yüklü ziya bakışlarda terk etmişti tomurcuğu açmadan gülleri, sevgiye muhtaç şefkate muhtaç kaldığım, mekânın bir parçasında bir dost arardım insanlar arasında onca kalabalığa rağmen yalnız kaldım kendi dünyamda.

Bastığımız yer aynıydı fakat herkesin yaşadığı dünya farklı, üşüyordum dost güneşin tepemde olmasına rağmen, ağustos ayının sıcak günleri içimdeki yalnızlığın buzlarını eritmeye yetmiyordu.

Karanlığın içinde kalmış birinin ışığı aradığı gibi bir dost arıyordum, onlarca kalabalığa rağmen, yapmacık gülüşler, o sahte söylenen sözler olur mu ki sence derdime derman, her şeye rağmen öğreniyorduk hayatta kalmayı, sürdürüyorduk bir dost aramayı.

Bir köpeğim vardı dost, aynı kaderi paylaşıyorduk ikimizde, ayrı kalmıştı küçük yaşta annemizden, daha gözlerini açmadan dünyaya kucağımda bulmuştum Boddili’yi, gözlerini açmamıştı ama ama belliydi halinden, arıyordu bir dost
Eczaneden aldığım bir biberonla süt içirirdim ona ekmek parası bulamazken, koşup oynamaya başladığında bahçemizde, hayranlıkla izlerdim onu kedi tavuk kovalarken, kim bilir beklide bir dost bulmuştum, lisanımız ayrı olsa da anlaşmıştık gönül dilinden, aynı lisanı konuştuğum onlarca insana rağmen.

Bilirim dost yalnızlığın ne demek olduğunu, o sessiz feryatların göklere yükseldiği yalnız akşamlarda,
Örtmüştüm başıma yorganı terlememe rağmen duyulmasını istememiştim feryadımın, bilirsin geceleri ses hızlı yayılır çevreye, tek duyabildiğim ses Boddili’nin feryadıydı bahçemde.

Uzandım gökyüzüne uzattım ellerimi sanki bir meyve koparacaktım dalından, bir kuru yaprağı dahi koparamayacağımı bildiğim halde.

Şimdi sen duydum ki dostum demişin bana, birde selam göndermişin gönül bahçenden, kaleme ne gerek vardı dostum biz zaten konuşurduk gönül dilinden.

Lisanları aynı olmasına rağmen insanların onlarca savaşların, çekişmelerin, haksızlığın, adaletsizliğin yaşandığı arz da, ne güzel dost senin gibi bir dost bulmak.

Hepinize Saygı ve Sevgilerimle

Battal Çetine

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy
 
İletişim İçin Tıklayın