Benim bu yazıyı hazırlamamdaki sebep ise internetin ne kadar büyük bir mecra olduğunu işyeri sahiplerine duyurmak.
Eski yöntemlerle alışveriş halen geçerli olsa da çevrimiçi (online) alışverişin yükselişi önlenemez durumda. Klasik sistemle karşılaştırıldığında; müşterinizi ikna edersiniz, malınızı satarsınız, akşam olunca işyerinizi kapatırsınız, hasta olursanız işyerinizi açamazsınız... İnternetteki bir mağaza ise 24 saat açıktır. Müşterinizi oradaki yazılar ikna eder, müşteriniz kredi kartından ödeme yapar, sizin yapacağınız periyodik olarak siparişlere bakıp kargoya vermektir.
Çevrimiçi alışveriş sistemi size çok yabancı geliyorsa, internette sizin bulunmanızı sağlayan bir web sitenizin olması şart. Şehir dışı, yurt dışı diyaloğunuz olan bir firma iseniz insanların sizi tanıyabilmesi için firma adınız internete yazıldığında karşılayacak bir sayfa olmalı. Zaten durum da bu noktaya gelmiştir. Şehir dışı ile bir bağlantı kurduğunuzda ilk yapılan iş internete adınızı yazıp hakkınızda bilgi edinmeye çalışmaktır.
Mesleğim gereği birçok firmayı internetle tanıştırdım ve güzel tarafı internet sitelerini yayına açar açmaz firmalarla iletişime geçenler oldu. Kimi mal istiyordu, kimi bayilik. Başka bir tarafı ise işyeriniz bir bölgeye hitap eder, internet ise tüm Dünya'ya.
İnternet sitenizin olması bir yana, yayın yapan siteleri düşünün. google.com 64 Milyar Dolar değerinde. youtube.com 1 Milyar Dolar değerinde. Bu siteleri bu kadar pahalı yapan nedir? Bu kadar parayı harcamak için bizim göremeyip site sahiplerinin görebildiği nedir?
İşte bu internetin gücüdür.
Arif Karaduman
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
1993 - 1994 Yıllarında Avrupa'dan Türkiye'ye gelen vatandaşlarımız hep bana sorarlardı: -bu bilgisayarda internet var mı? O zamanlar ne olduğunu bilmediğim interneti öğrenmem çok uzun sürmedi. Şimdi ise bilgisayarımda internet olmazsa, bilgisayara dokunasım gelmiyor.
