Serhat Şehri Kars,kendisi soğuk insanları sıcak vatan toprağı.Sarıkamış ile arası yirmibeş dakika kadar.Arkadaşın arabasıyla gittik,arkadaşın bir işi vardı bu bana bir vesile oldu,uzun zamandır merak ediyordum Kars'ı,bir çok Karslı arkadaşım var çünki.Girişte Kafkas Üniversitesinin tabelası karşıladı bizi.Üniversitenin ismi dikkatimi çekti,Kars Kafkaslarla irtibatı olan ve oradan buraya gelip yerleşen halkların yoğun olduğu bir yer.
Anlatılanlar ve benim şahit olduğum meshep olarakta,halk olarakta bir çok değişik kavimden insanlar var.Azerilerle,Türklerin Camileri farklı mesela.
Vasıta kullanmıyorum şehirleri gezerken,yürüyerek şehir içinde tur atıyorum.O kadar çok eski eser var ki şaşarsınız,Bir çok kavime yerleşke olmuş Kars.Ruslardan haylice çok eser var,tarihi binalar Osmanlının varlığını taşımış günümüze.Bozulmamış bir çok bina dimdik ayakta.Bir çok binanın da restore edildiğine şahit oldum.Bir müddet şehiri turladıktan sonra Kars Kalesine doğru yol aldım.Şehrin içinden büyük bir nehir geçiyor,yağmurdan dolayı bulanık akan nehirin üzerindeki tarihi köprüden geçip,yamaç bir yoldan kaleye doğru yol aldım.Kars Kalesi bizim Karaman Kalesine çok benzeyen bir tarihi eser.Yalnız daha küçük ve içi toprakla dolmuş,sanki doldurulmuş gibi.Girişte bir şehit mezarı var,az ileride çay ocağı bulunuyor,ihtiyar bir adam işletiyor,yazları turistlere satış yapıyormuş.Kalenin uç kısmına kadar çıktım,sanki Kars ayaklarımın dibinde gibiydi.Çok muhteşem yeşil alanlar var.Askeri alanlar hakimiyetini burada da hissettiriyor.
Şehrin kayda değer,tarihi yerlerini gezmekle bitmiyor.Her yerden tarihi bir binanın varlığını görüyorsun.Serhat Şehri lakabını hakediyor güzel Kars.
Artık iyice yoruldum,esnafın birine Karsın meşhur yemeğinin ne olduğunu sordum.Kaz eti meşhurmuş,yanında yöreye has helvası.Yaz ayı olduğu için her yerde kaz eti satılmıyor,bir tek yerde varmış,orayı buldum.Kaz eti,tavuk etinin biraz tat olarak farklısı,yediğime değdi,üzerinede tatlısıyla güzel bir öğle yemeği oldu.
Arkadaşıma telefon ettim,beni bulunduğum yerden aldılar.Hoşbeşten,hasbihalden sonra biraz dinlendim.Çok zamanım yok,arkadaşlardan izin alarak Erzuruma gitmek üzere ayrılıyorum Serhat Şehrimizden.
Erzurum yoluna doğru yol alırken makinam elimde,ne görürsem ne bulursam ya fotoğrafını çekiyorum,ya da videoya alıyorum.İnşaallah bir ara bu görüntüleri yayınlama durumum olur.Elim de haylice birikmiş materyallerim var.Her neyse sade de dönüyoruz.Erzurum'a küçük bir midibüsle geliyorum,bildiğin köy arabası,müşterileri yoldan toplayıp,yine yolarda bırakıyor.Erzurum'daki arkadaşımı arıyorum yolda,bana bir yer tarif etti orada inersin dedi,tarifteki petrole uğradık,şoför bey bizi de yolda salladı.Erzurum aynı Kars gibi bir tarih şehri.Daha iner inmez tarihi binalar karşılıyor seni.Arkadaşla buluşup kaldığı eve gidiyoruz.Arkadaşım Erzurum İlahiyatı birincilikle bitirmiş,çok zeki birisi,şimdiler de kendisini ilme adamış mükemmel talebeler yetiştiriyor.Biraz istirahat ve yemekten sonra Erzurumu turlamaya çıkıyorum.Bitmiyor ki gezmekle.Her yer tarih,her yer tarihi eser.O soğuk memleketin sıcak insanlarıyla konuşmak ayrı bir değer.Erzurumun kalesi,çifte minaresi,saymakla bitmez ki hangi birini sayayım.Ulu Cami'deki öğlen namazını unutmak mümkün mü?Ya da Gelgör deki cağ kebabını?
Hani derler ya;Yediğin içtiğin senin olsun gördüğün yerleri anlat.Ben yediklerimi de anlatacağım kusura bakmazsanız.Erzurum denince akla Cağ Kebabı gelir.En meşhur lokantası da Gel Gör.Gerçekten de öyle,bir yiyen pişman,bir yemeyen!...Ayaklarıma kara sular indi neredeyse lokantayı bulacağım diye.Her neyse hem
geziyorum hem de Gel Gör lokantasını arıyorum.Bu arada bir çok tarihi binayı gezme ve görme bahtiyarlığına eriştim.Müthiş binalar ve yapıtlar.Tabi biz bu eserlerin maddi tarafını değerlendirdiğimiz gibi manevi yönünüde göz önüne alıyoruz.Erzurum Kongresinin yapıldığı bina,Erzurum Konağı,Lalapaşa Camii ilk aklıma gelenlerden.Dedim ya;Erzurum anlatmakla bitmez illa ki görmek lazım,yalnız yaz aylarında gidin yoksa donarsınız...Tabi işin şakası bir yana Erzurum hava şartları bakımından soğuk bir şehrimiz,ama insanları sımsıcak,sevecen ve efendi.Bir daha fırsatım olsa yine giderim.
Nerede kalmıştık;Gel Gör lokantasını arıyorduk,Birkaç saat sonra lokantayı buldum,gerçekten hizmeti lezzeti her şeyiyle mükemmel bir yemek yedim,buradan çalışanlarına teşekkür ediyorum.Bizim kültürümüzde yemek bir başkadır,memleketimizin her yöresinde mutlaka bir damak tadı bırakan yemekler yersiniz,buna birebir şahit olduğum için söylüyorum,nereye giderseniz gidin mutlaka oranın yemeklerinden yiyiniz.
Gezdim,gördüm ve yaşadım,ayrılık anının hüznü içimi titretirken,yeni yerler görmenin ve arkadaşlarımla görüşmenin mutluluğunu tarifte kelimeler yetersiz kalır.
Bu seferlik bu kadar yeter,daha Erzincan var sırada,şimdilik müsaadenizle...Selamlar,saygı ve hürmetler.
05 Aralık 2009 KONYA
Ali Koç
Serhat Şehri Kars,kendisi soğuk insanları sıcak vatan toprağı.Sarıkamış ile arası yirmibeş dakika kadar.Arkadaşın arabasıyla gittik,arkadaşın bir işi vardı bu bana bir vesile oldu,uzun zamandır merak ediyordum Kars'ı,bir çok Karslı arkadaşım var çünki.Girişte Kafkas Üniversitesinin tabelası karşıladı bizi.Üniversitenin ismi dikkatimi çekti,Kars Kafkaslarla irtibatı olan ve oradan buraya gelip yerleşen halkların yoğun olduğu bir yer.
